9,0/10  (8 Oy) · 
10 okunma  · 
7 beğeni  · 
914 gösterim
Roberto Bolaño'nun tüm dünyada büyük bir ilgiyle karşılanan ve Türk okurları tarafından da heyecanla beklenen romanı...

Kuzey Meksika'dan Nazi Almanyası'na, Stalin'in Moskovası'na, Drakula'nın kalesine ve denizlerin derinliklerine uzanan çarpıcı bir edebi labirent... Bolaño, ölümle yarışarak yazdığı 2666'da, kötülüğün en yalın halinin günümüz Meksika'sından bir gazete haberiyle başlayan hikâyesini anlatıyor. Hikâyenin geçtiği Santa Teresa sadece Cehennem olmakla kalmıyor, aynı zamanda da bir ayna; "sürekli işe yaramaz bir değişim içinde olan zengin ve yoksul Amerika'nın" hüzünlü bir aynası.

"Kitaplar pek çok işe yarar, sizi bazen çalışmaya bazen eğlenmeye ve bazen de yazmaya teşvik eder. Bolaño'yu okumak bana yazma konusunda ilham veriyor. Tam bir dâhi."
-Patti Smith-

"Bu yılki okumalarıma çoğunlukla Roberto Bolaño hâkimdi. Bolaño, 2666'da Güney Amerika, ABD ve Avrupa geleneklerini; modernizmin vahşi gerçekçiliği ile suç romanlarını pürüzsüz bir şekilde bir araya getiriyor. Bolaño'nun romanları, yazarı modern edebiyat tarihinde önemli bir yere oturtuyor."
-Kazuo Ishiguro-

"Bu doğaüstü roman tasvir edilemez; bütün ihtişamıyla yaşanması gerekir. Gelmiş geçmiş en korkunç gerçek cinayet furyasıyla, Juarez (Meksika) ve çevresinde öldürülen 400'den fazla kadınla ilgili olduğunu söylemek belki de yeterli." -Stephen King-

"Garcia Marquez'in Yüz Yıllık Yalnızlık'la yarattığı depremden kırk yıl sonra, Bolaño yeri göğü yerinden oynattı. 2666, en yalın ifadeyle, yirmi birinci yüzyılın ilk gerçek başyapıtıdır."
-The Complete Review-

"Tıpkı Cervantes, Melville, Proust, Musil ve Pynchon gibi Bolaño da totaliter dünyayı romanda yeniden kuruyor."
-Neue Zürcher Zeitung-

"Bolaño'nun mirası olağanüstü. Kafka, Borges ve Cortázar'ın izinden giderek anlatıların sınırlarını muğlaklaştırıyor. 2666 bunun en güzel örneği.Bir roman bundan daha heyecanlı olamaz."
-Frankfurter Rundschau-
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Şubat 2012
  • Sayfa Sayısı:
    992
  • ISBN:
    9786055360634
  • Orijinal Adı:
    2666
  • Çeviri:
    Zeynep Heyzen Ateş
  • Yayınevi:
    Pegasus Yayınları
  • Kitabın Türü:

"Eee sonra???!!!..."
Gerçekten de bazı bölümleri bu cümleyi sık sık söylettirdi. 5 kitap halinde yayınlanması fikrinin tamamen "duygusal" gerekçelere dayandığını düşünürsek bir nebze hak verebiliriz (zaten yaşasaydı büyük ihtimalle kaldığı yerden devam ederdi ve bu kitap daha da uzardı), malum, yazar öleceğini hissetmiş ve miras niteliğinde bir eser bırakıp yayıncısının ve mirasçılarının bundan uzun vadede yararlanmasını istemiş olabilir. Gelgelelim birkaç aklıselim, kitabın tek bir cilt halinde yayınlanmasının doğruluğuna kanaat getirmişler (ki iyi ki de öyle yapmışlar). Eğer ki 5 kitap halinde yayınlanmış olsaydı ve gaflete düşüp ilk kitabını okumaya başlasaydım, büyük ihtimalle devam etmediğim seriler arasında yerini alacaktı. Bunun yanı sıra, kitabın uzunluğu, tek kitap dahi olsa bazı karakterlerin akılda kalmamasına sebebiyet veriyor. Ya bir de 5 kitap olsaydı o zaman 3. kitapta karşımıza çıkan karakteri hatırlamak için 1. kitaba geri mi dönecektik? (örnek olarak söylüyorum bunu)
Öte yandan bölümleri değerlendirecek olursak, kendi adıma konuşuyorum, son bölümde bir şeylerin düğümünün çözülmesinden midir yoksa ilk bölümden kalma bir dürtüyle yazarın (romandaki yazar karakterin) hayat hikayesinin merakına kapıldığımdan mıdır bilmem, en akıcı şekilde okuduğum bölüm son bölüm oldu. Ama tüm düğümün çözüldüğünü söylemek zor. Takıldığım bir nokta da, yazarın Türklere ve Müslümanlığa dair kuyruk acısı kıvamında birkaç yerde salladığı tanımlamalar oldu. Ağır bir yargılama olabilir,diğer milletler hakkında da çeşitli yorumlar yapmış,bize de değinmiş denilip geçilebilir lakin şu Müslüman=terörist yaftası gibi klişe bir yaftaya kendini kaptırmasa iyi olurmuş.
Artılarına gelecek olursak,gerçekten de edebi bir eser. Bu yorumu yapmak yetkinliğinde olmasam dahi bu şekilde bir fikre kapıldığımdan söylemek istedim. Bu siteye katıldığımdan beri okuduğum birçok kitaba birçok yorum yaptım,bazılarını baştan savma yazdım,bazılarını ise gerçekten hissederek yazdım ama öz bir şekilde yazdım. Fakat daha önce hiçbir kitaba bu kadar uzun bir yorum yazmamıştım. Zaten artık bu yazı da yorumluktan çıkıp değerlendirme yazısı haline falan geldi galiba =) Diyeceğim o ki,bu yazıyı bu kadar uzun tutma isteğim, kitabın insanda meydana getirdiği o yazma hissi... Gerçekten de insanda karşı konulamaz bir yazma isteği uyandırıyor. Gerek metaforları olsun, gerekse üzerinde saatlerce düşünebileceğiniz hikayeleri olsun, etkileyiciler yani...
Naçizane fikrimle birlikte konuyu bağlayayım. Bence bu bir yol kitabı değil, yolculuk yapılırken, o sıkıntılı atmosferde daha da boğucu hale gelebilir. Lakin sakin bir zamanınızda, kağıda kaleme kolayca sarılabileceğiniz bir ortamda (çünkü insana ilhamın ne zaman geleceği belli olmaz) okumanız tavsiye olunur.

selman metli 
24 Nis 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

19. yüzyılın en iyi romanı... Türk edebiyatında Tutunamayanlar neyse dünya edebiyatında da 2666 odur. Çığır açmıştır. Roberto Bolano'yu bu kitapla tanıdım neyseki. Okumadan ölsem gözüm açık giderdim:)

Volkan Artuğ ERÇETİN 
 08 Ara 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Roberto Bolano'nun insanlığın bittiğini ,20.yüzyıldan itibaren şeytanın hüküm süreceğini anlatmak istercesine 2(666) adını verdiği romanı. Roberto Bolano' yu okuduğum için kendimi şanslı hissediyorum.

Kitapla ilgili 1 Haber

21. yüzyılın en iyi romanını okudunuz mu?
21. yüzyılın en iyi romanını okudunuz mu? Edebiyat eleştirmenleri, Dominik asıllı kısa öyküler yazarı Junot Diaz’ın çok alkışlanan Oscar Wao’nun Tuhaf Kısa Yaşamı (The Brief Wondrous Life of Oscar Wao) kitabını şimdiye kadarki 21. yüzyılın en iyi romanı olarak seçti.