Beklemeyle olmuyor. Ama kalkıp bir şeyler yapasımız da yok. Oblomovluk işlemiş her zerreye. Olanla mutlu değiliz lakin olmazsa ölmeyeceğimizin de bilincindeyiz. Peki ölmemiş olmak yaşıyor olmaya denk mi?
Ne yazacak kadar dolu ne uyuyacak kadar boş bir düşünceler çeşnisi. Çamurlu suyun karıştıktan sonra durulup ayrışmaya geçmeden hemen önceki hali gibi. Bu kez kafa değil beden yorgunluğu buna sebep. Farklı durumların benzer sonuçları değişmezliğimizin değişmezliği.