"Aziz kardeşlerim! Allah'ın razı olduğu kişiye tufan bile bir sığınaktır... İlahî emirle yükselen sular göğün çizgisiyle birleşse bile müminler korkudan emin, o gemide sıcak rüyalar içinde uyurlar... Tufan'ın kabaran dalgaları Cehennem alevlerinin yeryüzündeki sudan izdüşümleridir... İnananlar için her çağda bir Nuh'un Gemisi vardır... Her an tabiatın içinde ve uzayın derinliklerinde, mikro ve makro âlemlerde nice tufanlar cereyan etmekte, olup bitmekte, fakat insanoğlu bunu değerlendirmeye bir türlü yaklaşamamakta..."
Cuma namazı bittikten sonra cemaat camiyi terk etmeye başladı fakat Nuh yerinden kıpırdamıyordu.
Hiç kimse, Kalküta'daki bir panayırda bıçaklanmayı istemez; hiç kimse "Ne güzel mezar, keşke benim olsa," demez ve Kahraman Terzi masalını hiç kimse unutamaz!..
Gene sustu. Beste yapan bir flamenko şarkıcısı gibi, tırnaklarını sakallarında gezdiriyordu. Konsantre olmuştu. Derken güfteyi çıtlattı: "Bazen yalnızca imkansız gerçekleşir."