Birçok terapist, ilişki sorunlarının güven eksikliği ya da kırılganlık korkusundan kaynaklandığına İnanır. Diyelim ki, bir arkadaşınızın ya da ailenizden birinin size söylediği bir şeye sinirlendiniz. Yüzeyde kızgınsınız, fakat kızgınlığınızın altında kendinizi incinmiş ve eleştirilmiş hissediyorsunuz. Karşınızdaki insanın incinmiş olduğunuzu bilmesini istemezsiniz, çünkü zayıf veya aptal görünmekten korkarsınız. Onun yerine, saldırganlaşır ya da savunmaya geçersiniz ve karşınızdaki kişiyi altetmeye çalışırsınız. Gerginliğin tırmanmasına rağmen, öfkeniz sizi kırılgan olmaktan ya da risk almayı reddetmekten korur. Bir başka deyişle, temel eksiklik güven eksikliğidir - yakınlıktan korktuğumuz için kavga ederiz. Bu teoriyi destekleyen terapistler, sizi öfkenizin, düşmanlık duygunuzun ve gerginliğinizin altında yatan kırgınlık ve hassas duygularınızı kabul edip paylaşmaya cesaretlendireceklerdir.
Psikanalitik ve psikodinamik terapistler bütün bu kişilerarası eksiklikler ve sorunların büyürken yaşadığımız acı dolu deneyimler ve aldığımız yaraların sonucu olduklarına inanırlar. Bu fikir, eğer işlevsel olmayan bir ailede büyüdüyseniz, bir yetişkin olarak size acı veren durumları bilinçsizce tekrar tekrar yaratma üzerine kuruludur. Örneğin, babanız sizi sürekli olarak eleştirdi ve tenkit ettiyse, onun sevgisini kazanabilecek kadar iyi olmadığınızı hissetmiş olabilirsiniz. Bir yetişkin olarak, bir ilişkideki rolünüzün güçlü ve yargılayıcı biri tarafından tenkit edilmek olduğunu hissettiğiniz için size karşı aynı seviyede eleştirel olan birinden etkilenebilirsiniz, babanızdan asla alamadığınız sevgiyi alabilmek için umutsuzca uğraşıp durursunuz.