Kemalistler bir taraftan Kürt ulusunu boğma, yok etme çabasındadırlar. Bir taraftan da ulusal kurtuluşçu, devrimci, demokratik, antiemperyalist, antisömürgeci bir imaj yaratmaya özen göstermektedir. Kemalistler sol elleriyle Kürt ulusunu boğmaya, yok etmeye çalışmaktadırlar. Öte kollarını da havaya kaldırıp "dünyada emperyalizme ve sömürgeciliğe karşı ilk ulusal kurtuluş savaşını biz verdik. Bütün mazlum uluslara örnek olduk. Onların özgürlük ve bağımsızlık mücadelesine ışık tuttuk" diye bağırmaktadırlar. Derin çelişkiler içindedirler. Ne Kürt ulusunu ezmekten, yok etmekten vazgeçerler. Ne de mazlum uluslara, ezilen halklara önder olmaktan. Kemalist düşüncenin ve politikanın bu çelişkiyi çözmesinin tek bir yöntemi vardır. O da kendisini eleştiren düşünceye yasak koymaktır. Bu tür eleştirilerin sahibini zindana atmaktır. Fakat, gerek Atatürk'ün, gerekse onu izleyen kemalistlerin yaratmaya çalıştıkları, antiemperyalist, antisömürgeci, devrimci, demokratik imaj, Kurdistan sorunu karşısında karanlıklara gömülmektedir.