Adem Barlas

Adem Barlas
@morxilyanus
Türk demokratları, kemalistler, Kürtleri "milliyetçilik yapıyorlar", "şovenizm yapıyorlar" diye de küçümsüyorlar. Kürtleri "ırkçı" olmakla, "azınlık ırkçılığı" yapmakla suçluyorlar. Horluyorlar. Ve bu düşünce ve tavırlarını sık sık ortaya koyuyorlar. Kürt devrimcilerinin, demokratlarının ve yurtseverlerinin, Türk ırkçılığına ve sömürgeciliğine karşı mücadele etmeleri, daima bu tür küçümsemelere, horlamalara maruz kalmaktadır. Hatta, bunlar suçlama olarak da ileri sürülmektedir. Sosyalistler, marksistler, herkes suçlanmaktadır. Kürtlerin ulusal haklar istemeleri, Kürt toplumu olma özelliklerini korumak için giriştikleri mücadeleler, asimilasyona karşı direnmeleri, "milliyetçilik" olarak nitelenmekte ve küçümsenmektedir.
Sayfa 61
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Türk ordusu, Kıbrıs'ı işgal etmeye mi başladı, "kaderde, kıvançta, tasada ortaklık" sloganı yoğun bir şekilde ajite edilmeye başlanır. Fakat Kurdistan'ın herhangi bir yerindeki; örneğin Irak veya İran tarafındaki Kürtlerin özgürlük ve özerklik mücadelesi söz konusu olduğu zaman, "tasada ortaklık, kaderde ortaklık" söz konusu edilemez. Kürtlerin öz kardeşlerine ilaç, un, şeker, tuz gibi gıda maddelerini bile ulaştırmamaları için, sınırda her türlü önlem alınır. "Sen Barzanî'ye yardım etmişsin, şeker götürmüşsün" diyerek sorgular, soruşturmalar yapılır. Kürtlerin birbirleriyle ilişki kurmamaları için her türlü denenir. Her araç kullanılır.
Sayfa 58
Kemalistler bir taraftan Kürt ulusunu boğma, yok etme çabasındadırlar. Bir taraftan da ulusal kurtuluşçu, devrimci, demokratik, antiemperyalist, antisömürgeci bir imaj yaratmaya özen göstermektedir. Kemalistler sol elleriyle Kürt ulusunu boğmaya, yok etmeye çalışmaktadırlar. Öte kollarını da havaya kaldırıp "dünyada emperyalizme ve sömürgeciliğe karşı ilk ulusal kurtuluş savaşını biz verdik. Bütün mazlum uluslara örnek olduk. Onların özgürlük ve bağımsızlık mücadelesine ışık tuttuk" diye bağırmaktadırlar. Derin çelişkiler içindedirler. Ne Kürt ulusunu ezmekten, yok etmekten vazgeçerler. Ne de mazlum uluslara, ezilen halklara önder olmaktan. Kemalist düşüncenin ve politikanın bu çelişkiyi çözmesinin tek bir yöntemi vardır. O da kendisini eleştiren düşünceye yasak koymaktır. Bu tür eleştirilerin sahibini zindana atmaktır. Fakat, gerek Atatürk'ün, gerekse onu izleyen kemalistlerin yaratmaya çalıştıkları, antiemperyalist, antisömürgeci, devrimci, demokratik imaj, Kurdistan sorunu karşısında karanlıklara gömülmektedir.
Sayfa 52
Türk üniversitesi, Türk basını, yargı organları, siyasal partiler, sendikalar, dernekler, Kürt ulus olgusunu înkar etmektedirler. Bu tür kurum ve kuruluşlar, " Türkiye'de yaşayan herkes Türktür" demektedirler. Halbuki bu, bilimsel bir önerme değildir. Çünkü, bilim olgusaldır. Olgulardan hareket eder. Bilimin, bilim adamının Kürt ulus olgusunu înkar etme yetkisi yoktur. Olamaz. Bilim, her türlü olguyu anlamaya ve kavramaya çalışır. Bilimi üreten bir kurum olarak üniversitenin de, olguları înkar etme yetkisi ve tercihi yoktur. Bir olguyu anlamak, kavramak, açıklamak bilimsel bir süreçtir. Bir olguyu yok saymak, inkar etmek ise ideolojiktir.
Sayfa 47
Türkiye cumhuriyeti sınırları içinde, Türk dilinden ayrı bir dilin, Türk kültüründen ayrı bir kültürün varlığını ileri sürmek yasaktır. Bunların var olduğunu söylemek suçtur. Hem anayasa hem ceza kanunları bu suça karşı müeyyideler getirmiştir. Öyleyse "kendisini samimiyetle Türk sayan herkes Türktür" hükmünde hiçbir tolerans, hiçbir demokratik içerik aramamak gerekir. Bu tür hükümler, Kurdistan'daki devlet terörünün özüdür. Çünkü o, herkesin Türk olmasını istemektedir. "Ne mutlu Türküm diyene" demeyen kişilerin, kamu hizmetlerinden yararlanamayacağı vurgulanmaktadır. Türkleşmeyenleri, Kürtlük iddia edenleri, Kürt toplumu olma özelliklerini korumak isteyenleri Türk yapmak için her türlü önlem alınmalıdır. Buna rağmen hala Türk olmayanlar varsa Türkleşmeyenler varsa yok etmek gerekir. Ve yapılan da budur.
Sayfa 42