Adem Barlas

Adem Barlas
@morxilyanus
Emperyalist ve sömürgeci bölüşüm politikası Kurdistan'ın iskeletini parçalamıştır. Beynini dağıtmıştır. Böl-yönet politikası, Kürtler arasındaki birligi parçalamayı ve etkileşmeyi yok etmeyi amaçlamaktadır. Kürtler dikenli tellerle, mayın tarlaları ile karakollarla, kulelerle bölünmüştür. Kürtlerin birbileri ile temas etmemeleri, birbirlerine yabancılaşmaları istenmiştir. Böylesine bir bölüşüm politikası gereğince 1920'lerden sonra Kurdistan'ın güney kesimleri Ingilizlerin, güneybatı kesimleri Fransızların denetimi altına girmiştir. Kuzey kesimlerini kemalistler denetimleri altına almışlardır. Doğu kesimleri ise 17. yyın ortalarından itibaren İran Şahlığı'nın denetimi altında idi. Böylece 20. yyın başlarında Kurdistan 4 parçaya bölünmüş oluyordu. Ve bu tarihlerden itibaren Kurdistan'ın herhangi bir yerinde yeşeren ulusal ve demokratik hareketler bu emperyalist ve sömürgeci güçlerin işbirliği ile boğulmuştur.
Sayfa 25
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Polîtîkayên biçûkxistin û morkirinê yên ku li ser ziman, nasname, çand û erdnîgariyê tên meşandin, di nav gelê bindest da encama fedîkirina ji nirxên xwe û biyanîbûna ji xwe derdixe holê. Bi vî awayi dewlet, polîtîkayên îmha, înkar û qedexekirinê yên ku li ser gelê bindest dimeşîne, di bin hiş da bi cîh dike, mekanîzmayekê otokontrolê yanî hepîsxaneyekê diafirîne, lê hepîsxaneyekê wisa ye ku mehkûm û gardiyanên vê civakê ji heman kesan pêk tên.
Sayfa 83
Nivîskar û zimanzanê Fînlandî Anttî jalava gringîya zimanê dayikê wisa vedibêje "Zimanê dayika min çermê min e û zimanên din jî kincên min in. Mirov çi wext bixwaze, dikare li gorî dilê xwe kincekî li xwe bike lê nikare çermê xwe biguhere."
Sayfa 29
Turnusolle İmtihan
Puan vermedi·143 syf.·
2022 5. kitabı
20. yy'ın son çeyreğinde Türk "düşün" dünyasının ve bu dünyadan bir çatı olan Türkiye Yazarlar Sendikası'nın "Kürt Sorunu'na" resmi ideolojiye rağmen bir bakış açısı ve de duruş getirmemesi üzerine bir süreç okuması. Kitap genel olarak milenyumun son demlerinde Türkiye'nin resmi ideolojiye aykırı bir ses iddiası olan yazar kesiminin ne denli resmi ideolojinin diline ve rengine bulandığını gözler önüne seriyor. Dönemin parlayan "aydın"ı Aziz Nesin'in, devletin resmi ideolojinin yansıması olan davranışlarının eleştirildiği kitapta, sendikanın üyesi olan yazarı iddia ettiği demokratlığının aksine ne denli yalnız bıraktığı ve hatta dışladığı anlatılmak istenmiş. Yazarın üyesi olduğu sendikaya yazmış olduğu son mektubu, adeta eserin özeti niteliğinde. Devletin hiç olmazsa yemek, ekmek gibi ihtiyaçlarını fatura etmesine karşın, sendikanın tutukluluğunu buğzetmekten dahi imtina ettiği üyesinden aidat istemesi, "sivil" örgütün ne denli etkili olduğunun ifadesi olmuş.
Düşünce
Bir Aydın Bir Örgüt ve Kürt Sorunuİsmail Beşikçi · İsmail Beşikçi Vakfı Yayınları · 199058 okunma
Türkiye'nin büyük talihsizliklerinden biri, burjuva demokratların, kemalistler tarafından komünist olarak sınıflandırılması olmuştur. Burjuva demokratları da hiçbir zaman, bir komünistin göstermesi gereken yürekliliği ve cesareti gösterememişler, bedeli ne olursa olsun, yasal sınırlar içinde kalmayı bir hayat felsefesi olarak benimsemişlerdir. Detayları bir yana, bu tipin belki de en gelişmiş örneği Aziz Nesin'dir.
Sayfa 91