Gözlerde bencillik, gözlerde hırs, itiraz; gözlerde kin ve intikam görüyoruz. Kan davasını körükleyen bir kadın, nasıl bir anadır? Savaş isteyenler, savaşı arayanlar, ölüm ve kan diye bağıranlar, doğumun ve yaşamın temsilcisi olamazlar. Onların yürekleri kararmış, sevgi pınarları kurumuş, duyguları düğümlenmiş...
Bu ülkede hâlâ birileri birilerini, doğduğu yer, konuştuğu dil, giydiği kıyafet ve en önemlisi ait olduğu sınıf yüzünden aşağılıyor, derinden ve alçakça küçümsüyor, dışlıyor.
Bense zulümden bahsediyorum. O büyük tahammülsüzlükten. Yürekleri kaplayan sevgisizlikten... Ve yeni bir binyıla girerken soruyorum: nereden geliyor bu nefret, bunca acımasızlık... yetmedi mi, yetmedi mi artık birbirimizi bunca mahvettiğimiz... yetmedi mi bunca kıyım, bunca yokediş...