Epsilon yayınevinden neredeyse yeni çıktı. Çıkar çıkmaz aldım ve okumaya başladım. Uzun zamandır beklediğim bir kitaptı. Beklentilerimi oldukça karşıladı da.
Bir solukta bitirdim. Sonlara doğru başkarakter ile ben de her şeyi anlamaya başladım. Fantastik olmasının yanı sıra günümüzle ilgili pek çok ayrıntı da vardı. Özellikle duygulara değinme şeklini, zaafların kız kardeşler tarafından temsil edilmesini ve kitap boyunca hiçbir zaafı olmadığını düşünen veliahtın zaaflarını keşfetmesini okumak çok keyifliydi. İnsanüstü varlıklar olarak tanıtılan kardeşlerin insani taraflarını görmek çok anlamlıydı.
Konusuna gelecek olursam:
Elisian kentinin hükümdarı zaaflarına yenik düşerek geri dönülmez hatalarda bulunmuştur. Kendisinden sonraki hükümdarın zaafları olmaması için beş kızını Dünya'ya göndererek onları bir sınava tabi tutar. Zaafı olmayan kişi ise veliaht olacaktır.
Beş kız kardeşten en büyükleri Bilun, dünyadan hor görülen bilgiyi kurtarır, Elysian'a bilgeliğin ve adaletin temsilcisi olarak döner. Hesna, aşkın büyüsüne kapılır, sevginin ve sadaketin temsilcisi olur. Eva dünyadan ölümsüzlüğü çalar ve evrendeki tek ölümsüz canlı olarak Elysian'da nefretin temsilcisi olur. Felin dünyada kaybolmuş, beşinci kız kardeş ise hiçbir zaafa yenik düşmeyip veliaht olur.
Babasının ölümü üzerine dünyaya gelen veliahtın, kardeşleriyle taht için ettiği kavgayı okurken yer yer veliahttı haklı buldum. Bazen ise ondan nefret ettim ama en sonunda veliahtı da anlayabildim.
Yani diyeceğim o ki okunmaya kesinlikle değerdi.