Bu aralar gereksiz bir hassasiyetim vardı. Aşırı bir anlayış, bir empati, bir empati. Hani orta halli ağlak bir filme bile nehir gibi gözyaşı dökebilecek, her sümüklü çocuğu kucağıma alıp sevebilecek, her yaşlının koluna girip karşıdan karşıya geçmesine yardımcı olacak haldeydim. Orta yaş krizi dedikleri bu olsa gerek.