Beşinci ve son aşama, iktidarı elinde bulunduranın onu keyfi bir şekilde kullanması aşamasıdır. Bu aşamada artık iktidar, ken- dini mümkün kılan dayanaklardan tamamen habersiz, kendisinin vazgeçilemez ve zorunlu olduğu yanılgısı içerisinde, kendi kısa vadeli çıkarlarını düşünerek mevcut durumdan azami ölçüde is- tifade etmeyi bir ahlâkî ilke haline getirir.
. İbn Haldun, bazı kişi ve ailelerin elinde çok miktarda servetin toplanmış olmasının kaynağını şöyle açıklanmaktadır: Normal şartlarda bir kişi veya sülâlenin bu kadar büyük miktar- da serveti bir nesilde kazanması mümkün değildir. Bu durumu daha çok siyasî ve iktisadî şartlardaki değişikliklerle açıklamak gerekir. Devletlerin yıkılmaya yüz tuttuğu, siyasî durumun ka- rışıklık içinde bulunduğu dönemlerde iktisadî hayat da altüst olur; mülkler çok ucuz fiyatlarla elden çıkarılır. Böyle dönem- lerde bazı kişiler çok miktarda gayri menkul satın alabilirler.
Eğer satın aldıkları bu mülkleri o siyasî karışıklık dönemlerinde kurtarabilirlerse zamanla büyük servet temin etmiş olurlar.
Bunun tersi durum, yani devletin kendisinin ekonomik hayata âdil olmayan müdahaleleri, haksız vergilerle bu kârlara göz dikmesi, hele insanların mallarına, paralarına istediği gibi el koyarak mülkiyete tecavüzü, ekonomik hayatı felce uğratır, soysuzlaştırır.
Kehf: 110 De ki, "Ben sizin gibi bir insandan baska bir sey değilim
. Tanrinizin bir tek Tanri oldugu bana vahyedildi. Rabbiyle karşılaşmayı uman herkes erdemli isler yapsin ve Rabbine olan kulluga his kimseyi ortak kosmasin."