Ubeyd

Ey saki! Kadehimi meyle doldur taşır Ki ismi utancım olan havayı gönlümden aşır O meyden dök kadehime ki gönlümü fena eylesin Benliğimden söküp alsın aldatıcı varlığımı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Ey seni hiç unutmadığım! Hiç beni hatırladığın oluyor mu? Hafız-ı Şirazi
Yadında mı doğduğun zamanlar? Sen ağlar idin gülerdi âlem; Bir öyle ömür geçir ki olsun Mevtin sana hande halka matem. Hafız-ı Şirazi
güneşi dürer gibi hayallerimizide dürdük, yılmadan yıkılmadan. bir sığınak aradık, öyle an geldiki araf oldu bize herşey. tutunacak kelimelerimizde kalmadı, farandan süzülen vahiy olmasaydı biz kendimiz yitip gitmiştik, yaşarken dahi...
Âh.. Tek hece.. Bütün lisanlarda aynı olan mana.. Bir Elif, ardından bir He… Allah (c.c.) adının ilk ve son harfi.. Elif ve He ile yanmış aşk.. Zora tahammülü güzel bulanlara değil; Güzele tahammülü zor bulanlara yazgılıdır âh.. Güneşi izleyen bulut, gizleyebilir mi hiç varlığını güneşin; Acıyı saklayan tebessüm, ya saklayabilir mi hiç vücudunu acının? Dokunulunca en ince teline içindeki sızının, Bülbül durabilir mi şeydalanmadan ta mahşer olunca?.. Her nereye bakarsa gördüğü; Ahtır aşkın; âh elinden niyaz için mescide girse dahi.. Minaresi Elif, kubbesi He’dir çünkü camilerin.. Ve hala Elif’in bağrı şerha şerha kan ve hala iki gözü iki çeşme He’nin.. Erbab-ı aşka pîşe heman her gün âhimiş, Her bir nefes ki âh ile geçmez, günah imiş… Ve sözün düğümü; Âh Minel Aşk!..