Ubeyd

Peygamber Efendimizden (S.a.a) Şöyle Rivayet Edilmiştir:
"Kim uyumadan önce şöyle derse, ağaçların yaprakları, çöldeki kum tanecikleri ve dünya günleri sayısınca günahları olsa da, Allah onun tüm günahlarını bağışlar: اَسْتَغْفِرُ اللهَ الَّذي لآ اِلهَ الاّ هُوَ الحَىُّ القَيُّومُ وَ اَتُوبُ اِلَيْهِ Estağfirullâhellezî lâ ilâhe illâ huvel hayyul qayyûm ve etûbu ileyh. [Kendisinden başka ilah olmayan, diri ve ayakta olan Allah'tan bağışlanma diler, ona dönerim (tövbe ederim).]
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Peygamber Efendimizden Şöyle Rivayet Edilmiştir:
"Kim uyumadan önce Ayetel Kürsi okursa Allah onu, ailesini, komşusunu, komşusunun komşusunu ve etrafındaki evleri her türlü beladan korur."
ve sessizliğimizi bozan en uçuk düşünceler bile an gelir kanadıkça kanar ve ızdırap damarlarından süzülerek bizleri yorgun kalbimizden vurur. sevmek mi, bağlanmak mı, şuurlu ve şuursuz sevdalanmak mı... hep hiç ile hiçsizlik arasında kalakalmak belkide kendi emmareni gömmek... sebepsiz yere dökülen kelimeler yetmiyor artık ruhuma ve bedenime. nereye gidiyorum/z bilemiyorum.
Bana fazla gelen ya da benim fazla geldiğim bu dünyada hangi mistik, hangi bilinmez kuvvet benim kendi dünyama bu denli etki edebiliyor, beni bir uçurumun en dibinde olma tutkusuna itiyor ve beni herkesten farklı olduğumu gösteren inanca sebep vermeye cüret ediyor bilmiyorum ama, artık anladım, olmak istediğim yeri kendim belirlemeli ve bir an önce oraya gidebilecek kadar cesur, korkusuz ve azimli olmalıyım.
Dile getirilmeyen bir öfkedir bazen suskunluğumuz… Öylesine yaralanmışızdır ki yaralamak isteriz, yüreğini acıtmak ve kanatmak…Ve biliriz ki hiçbir söz acıtamaz, yaralayamaz ve kanatamaz kimseyi bir suskunluk kadar…Ve susmak en acımasız, öldürücü silahtır bazen…