Yazarlar sıradan sandığımız insanları evirip çevirirler, başka bir gözle bakarak onlardan yeni insanlar yaratırlar. Bu yeni gözle biçimlenmiş imsanlar, artık bizim için sıradan değildirler, birer kahramandırlar. Gerçek hayatta da gizli bir elin onları alıp yeniden biçimlendirmesini isteriz. Bir el, deriz, bizi de biçimlese , biz de kendi hayatımızın kahramanı olsak. O el kendi elimizdir oysa.
Anılar dayanıksızdı. Zamanla unutulabiliyor, yeniler eskileri unutturuyordu, bu kötü bir şey değildi. Ama arada bir özlemle hatırladığı ve niye özlem duyduğunu pek de düşünmediği bu eski aşk, kahramanının yeni rolü yüzünden acı bir hikayeye dönüşmüştü artık.
Sorun buydu. Suyu berraklaştırmaya çalışırken bulandırmak. Herkes arıyor ama daha karışık, daha aykırı, daha bulanık şeyler bulunuyor, aradığından uzağa düşüyordu.