Denk getiren Allah, rast getiren Allah. Sen tevafuğu tesadüf mü sandın?
İnsan üzüntüsünden ölür mü ben öleceğim.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Hiç Bir insani unutmak, bir insandan vazgeçmek, bir insani hayatından sonsuza kadar çıkartmak zorunda kaldın mi hiç? Hani ölmüş gibi, hani uzatsan da elini tutamayacağını bilmek gibi, her an kapından içeri gülümseyerek gireceğini bekleyip ama aslında hiç gelemeyeceğini de bilmen gibi. Ne zor şey değil mi ölmediğini bilmek, ama ölmüş gibi ulaşılmaz olması artık o insanın sana, ne kadar katlanılmaz bir gerçek değil mi sen hala bu kadar sevgili iken? Özlemek, bu kadar özlemek, etini kemiğini yakarcasına özlemek... çok kötü değil mi? Bu kadar özleyip onu görememek, ona dokunamamak, onu işitememek, artık sonunun "Pi" hali değil mi? Biliyorsun değil mi? Ne kadar umutsuz bir arayıştır o, kalabalık caddede geçen binlerce yüze bakmak belki bir kez daha görebilmek için o yüzü, belki biraz önce geçti bu kaldırımdan diye düşünmek, belki su an arkamda yürüyen insanların içinde bir yerde demek, belki su an üzerimdedir gözleri diye paranoyalar yasamak ne zordur değil mi?
Uzun bir yanılgı ve kötü tecrübeler sonucunda, "her erkeğin aynı olmadığı" düşüncemin hala arkasındayım, biz kadınlar çok doldurulduk, gerek medya gerek etrafımızdaki kötü evlilik tecrübesi yaşayan kadınlar, hep erkeklerin aldattığı, çok sevse de evlendikten sonra değiştiği, bambaşka biri olduğu düşüncesiyle tohum ekildi kafamıza. Narin kalplerimizle de hep yanlış kalplerde kaba davranışlara maruz kaldığımızdan hepsini aynı kefeye koymamız bizim eksik bilgimizden ve dürüst erkeklerin düşüncesini belirtemeyişinden, bissürü güzel örnek varken biz hep kötüleri duyar olduk, liseyi aşk şiirleri, aşkından divane olmuş şairleri okuyarak, dizilerden filmelerden gördüğümüz yıldırım aşkları, sokak ortasında çarpışıp bir anda aşık olacağımız aşklara aldanıp inandık, fakat hayatın gerçekleri ve kötü tecrübeler ve hayatın gerçekleri bir tokat gibi vurulduğu için yüzümüze, hep başka şeyler bekledik, iki cinsiyet de birbirine hem çok muhtaç hem de düşman gibi davranıyor, ne kadın erkeğe ne erkek kadına güvenebiliyor, kötülere bir şey olmuyor da olan bize oluyor bir ayraç gibi kitapların arasına sıkışıp kaldık, kötü yazılmış bir kitap yüzünden tüm kütüphaneyi mühürlemek doğru mu?
Her geçen gün biraz daha kırılıyorum mutlu bir son yok mu bize.
Sevdiğimiz insanlar bazen çok dinlediğimiz şarkılara benzemiyor mu?
Duygu ve Düşünce