Canım yanıyor. Ülkemin, vatanımın, insanımın içinde bulunduğu durumu düşündükçe içim yanıyor. Yüreğime kor bir alev parçası atılıyor da, o alevin acısı iliklerime kadar uzanıyor sanki. Çok acımasızca davranıyorum, çok acımasızca davranmak zorundayım. Olanlar karşısında bir an evvel toparlanmak, ayağa kalkmak, hayattan koparılanlar için savaşmak zorundayım. Duygusal hareket edemem. Yalnız başımayım ve bunun eksikliğini düşünemem. Durmadan, pes etmeden; yorulsam da yola devam etmek zorundayım.
Ve eminim ki vatanımın, milletimin eski aydınlık günlerine kavuştuğunu; hatta ve hatta eskisinden çok daha aydınlık günlerine kavuştuğunu, ben değilsem de benden sonra gelenler görecek. Atatürk'ün belirttiği gibi, "kendinden sonra gelenler," için yaşamak yorulsam da, çöksem de, bir çukura da düşsem ayağa kalkıp bana son nefesime kadar mücadele etme olanağı veriyor. Tavsiyemdir, kendinizden sonra gelecekler size ne anlam ifade ediyor; bir düşünün derim.