"Edebiyat ve sanat gibi lüks ihtiyaçların karşılanması için artık para yoktur. Genellikle bu gibi ihtiyaçlara para ayrılabilecek saraylarda, çok yetersiz araçlara dayanılarak 14. Louise'nin saray yaşantısı taklit edilir ve Fransızca konuşulur. Orta ve alt tabakaların dili olan Almanca kaba ve yetersiz bulunur. Almanya'nın tek saraylı filozofu ve dönemin, adı saraylı toplum arasında yansıma bulan tek büyük Alman'ı olan Leibniz bile Fransızca ya da Latince konuşur ve yazar; Almancayla ilgisi çok azdır. Ve dil sorunu, bu yetersiz Alman dili ile ne yapılabilir sorusu birçokları gibi onu da düşündürmüştür"
norbert ellis, uygarlığa doğru, s.83