Dara düsen herkesin bu hissi
tecrübe ettiği kanaatindeyim. Bu, nihayetinde kelimenin tam anlamıyla meteliğe kurşun attığınızı bilmenin getirdiği rahatlık, neredeyse mutluluk hissi, Beş parasız kalmaktan o kadar çok bahsetmistiniz ki; eh, işte bes parasız kaldınız ve hâlâ ayaktasınız. Bu birçok endişeyi gideriyor.
Yoksullukla ilk temas çok ilginç. Yoksulluğu o kadar düşünmüşsünüzdür tüm hayatınız boyunca korktuğunuz, başınıza önünde sonunda geleceğini
bildiğiniz şeydir o oysa gerçekte öyle sıradan,öyle farklıdır ki. Siz çok basit
olacağını sanmışınızdır olağanüstü derecede karmaşıktır. Siz korkunç
olacağını sanmışsınızdır; sadece sefil ve sıkıcıdır. Başta, yoksulluğun kendine has bayağılığıni keşfediyorsunuz; size yaşattığı değişiklikleri, karmaşık
cimriliğini, kırınt, silip süpürme halini.
Türkiye'nin durumu sınıflar açısından da ilginçtir. Aristokrasi, Osmanlı'da da Cumhuriyet döneminde de olmamıștır. Bunun temel nedeni Osmanlı'da, batıda görülen feodal yapının olmamasıydı. Her ne kadar kendisine timar ad altında toprak verilmiş insanlar olsa da bunlar hiçbir zaman kendi başlarına buyruk, sultan karşısında güclü yerel güçler olamadılar o nedenle bizde yerel yönetimler de güçlenemedi ve hep8 merkeze bağımlı kaldı. Dolayısıyla feodal beylikten aristokrasiye geçiș olmadı. Yerel yönetimlerin güçlenememesi Türkiye`de gerçek demokrasinin olusmasının da önünde engel oldu.