"Çin kaynaklarının vermiş olduğu bilgiye göre Hunlar her yıl bahar mevsiminde kendi atalarına yere ruhlara kurban keserlerdi. Yine aynı şekilde Hun şanyusu günde iki defa olmak üzere sabahleyin doğarken güneşe akşam giyindi aya saygı gösterirdi."
" bir dizi yasaklar da eşiğin kutsal mekan olduğunu gösterir: eşikte oturulmaz, eşikte ayakta durulmaz, eşikte salınılmaz, eşikte el sıkışılmaz, çörtenin altında ve eşikte yatılmaz"
Altay Türklerine göre eşik üyesi sinirli bir ruha sahiptir. Sinirli bir karaktere sahip olmasından dolayı eşik üzerinde bir takım yasaklar bulunur. İnanışa göre eşiğe oturan çocuk büyümez, oraya oturan yaşlının da karnı ağırır. Eşik kutsat ile kutsal dışı, dış dünya ile ev ve yaşam ile ölüm arasındaki çizgidir. Üzerinde yüklenen bu anlam yüzünden ona ihtimam gösterilir ve eşiğe ayak ile basmak ve oturmak yasaklanmıştır.
Eşik kutsal olması hemen hemen bütün Türk topluluklarında yaygın bir inançtır. Göçebe bir yaşam tarzının sonucu olan eşik eve bereket verdiği gibi hem de felaket de getirebilir. Müslüman veya gayrimüslim Türk topluluklarında eşiğe basmama veya dar vakitlerde eşiğe oturmama gibi bir dizi inanç günümüze kadar bozulmadan gelmiştir.