Çünkü çok ağırdı karanlık, konuşuldukça daha çok yoğunlaşıyordu. Biri konuşmasa karanlık orada duracaktı. Onun için konuşmak zorundaydılar, durumları bunu gerektiriyordu.
Benden rahatsızlık duydun ve ben hala ayaktayım! Ama kırık bir gönül taşıyarak içimde, ama hüznün voyvodasıyla pençeleşerek, ama sessiz ve çığlık çığlığa...
Beklemek ateşten şiddetlidir, diye bir söz var hani. Bunun gerçekten de böyle olduğunu benim gibi önemli bir bekleyiş içinde bulunmayan başka hiçbir insan anlayamaz. Ruh öyle bir kıvranıyor ki bedende; beden öylesine farklı bir heyecana kapılıyor ki, korkunç bir ateş gelip yerleşiyor kalbe ve yakıp kavuruyor insanın iç ve dış dünyasını!..