Bir balkon, çakmak, sigara.
Bir de alabildiğine dolu kül tablası.
Dumanı kaçtı gözüme kazara
Yabancı şey değil zaten gözlerimin dolması.
Neyse bildiğin gibi işte hala manzaram
Düzelmedi bir yanıp sönen şu sokak lambası
Gittin gideli ısındı çiçeklerle de aram
Ne yaparsın bana kaldı bakıp sulaması.
Kaldırıp attım o eski kanepeyi de köşeden
Bir sandalye koydum yerine yeter dedim
İçmiyorum artık dolaptaki suyu da şişeden
Olur ya bir gün dönerse susar da içer dedim.
Anahtarlar şu mavi saksının içinde hala
Biliyorum söyleme, sadece bil istedim
Bir haber duyarsan ölmeme ramak kala
Üzülmesin. Gel bendeki seni al istedim.