Gönlün, kıyaslamalara karşı sükût ehli olması gerekir. Zira insan aceleci olduğu için bakışları her zaman olayların ve olanların ardındaki hikmetleri göremeyebilir. Bazen halini ve imkanını şer sanır, Şaki (mutsuzlar) zümresine düçar olur; bazen halini ve imkanını Hayır sanır, saidler (mutlular) kervanında yol alır.
İnsanda toprak gibi vefalı ve uysaldır aslında ama bazen özünden uzaklaşır. İşte o vakit uysallığını yitirir, vefadan eser kalmaz insanın gönlünde. Taş gibi katı olur, rahmeti içine alamayacak kadar içine kapanır. Rahmete vesile olacak bir başka gönlün sözlerine vasıta olamayacak kadar vefasını yitirir.
Allah'ın nurunun muhafaza edildiği kalplerimizi; her nimet ve lütuf karşısında tevazu ve hilm ile yeni baştan imar etmek, içi dolu olduğu için boynunu eğen bir buğday başağı kadar hikmet sahibi kılmak lazım.