Çok güzel bir giriş yapıp başlayan kitap giderek bu kadar kötüleşebilirdi..! İlk elinize alıp okumaya başlarken 17. yüzyılda geçen güzel bir dedektiflik romanı.. Samuel Pipps idam edilmek üzere bir gemiyle Amsterdam'a götürülürken cüzzamlı biri ortaya çıkarak tehditler savurur ve yanarak can verir. Gemi yola çıkar ancak tuhaf olaylar başlar. Önce garip semboller belirir, ardından çeşitli kehanetler ortaya çıkar ve cinayetler başlar. Aynı zamanda Samuel'i öldürmek isteyenler de vardır. Samuel'in sağ kolu Arent ise bu olayı çözmeye çalışır, kendisi ise asil bir soydan gelmektedir. Üstelik Samuel'i tutuklatan ise Arent'in amcasıdır. Evet buraya kadar okuyunca ne kadar kötü olabilir ki?! deniliyor ancak bu noktadan sonra malesef kitap amacından sapılıyor ve kişilerin kendi arasında konudan son derece bağımsız vasat, günlük diyaloglara giriliyor. Yok falanca kişi eşinden zulüm görüyor, başkasıyla evlensin. Bilmem kimin çocuğu gemide kayboluyor ne yapılacak, falanca güverte işçisi falanca soyluya dayılanıyor vs vs.... Ancak hepsi konulardan bağımsız... Bir umutla sonuna kadar gittim ama gerçekten son derece basit, yavan bir tat bıraktı.