meursault

meursault
@murathanfirat
Bu maskenin altında etten daha fazlası var. Bu maskenin altında bir fikir var Bay Creedy. Ve fikirlere kurşun işlemez.
Yoldan geçerken gördüğün sokak lambasına bile anlam yüklersin
etrafımda olan biten hiç bir şey ilgimi çekmiyor, ülkede, dünyada,orda burda olan hiç bir şey beni heyecanlandırmıyor,insanların nerde kiminle ne yaptığı gram umrumda olmuyor,etrafımda olup biten hiç bir şeye şaşırıp tepki dahi veremiyorum,çoğu şeye çoğu insana uzağım,her zaman mesafesi olan soğuk biriyim,herhangi birinin bana ilgi göstermesi için ölmüyorum,kendimi beğendirme gayreti içine girmiyorum,aktif sosyal medya kullanmıyorum,sahtelikten ve yapmacıklıktan anında uzaklaşıyorum,gerçekçiliğe tapıyorum,hiç bir şeyin ve hiç kimsemin dışardan göründüğü gibi güzel olmadığını çok yakından biliyorum,insanların dünya üzerindeki en vicdansız canlılar olduğunu düşünüyorum,somut nesnelere,pahalı gösterişli popüleritesi yüksek eşyaların meraklısı olup onlara tapmıyorum,materyalist değilim,olabildiğince çevremde az insan barındıyorum,gereksiz samimiyeti yapmacıklığı sahteliği yalandan gülmeleri acizlik olarak tanımlıyorum,yaşamın amacının sadece sevgi olduğunu düşünüyorum,hayvanlara sevgi gösteremeyenlerin başka bir insanı sevebileceğini düşünmüyorum,yaşamın ölümden daha anlamsız olduğunu düşünüyorum ya da tam tersi ölümün yaşamdan daha anlamlı olduğunu düşünüyorum,hislerin duyguların hiç bir zaman yanıltmadığını biliyorum,sade bir hayatın parıltılı bir hayattan çok daha huzurlu olduğuna şahitliğim var,umudunu hiç bir zaman kaybetmeyen ve aynı zaman da bir ton banka borcuna sahip biriyim:) ama bi o kadar da onları ödemeyecek kadar umarsız. Bazı şeyler anlamını yitirmeye başladığında hiç bir şey seni tatmin edip zevk vermemeye başlar,giderek hissizleşirsin yaşadığın dünyadan soyutlarsın kendini yaptığın şeylerle istediğin şeyler farklı orantıda olmaya başlar bir yandan herkesten uzaklaşıp kaçmak isterken, diğer yandan masum bir kedi gibi sevilmeyi istersin. Daha anlamlı bakmaya
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Kümese istiflenmiş tavuklar gibi
Hepimiz bize sahte düşler satan bu renkli hayata özenerek,sıradanlaşarak,robotlaşarak yaşamaya devam ediyoruz. Hiç bir zaman neyi iyi yapabiliriz diye kafa yormuyoruz, hangi konularda yeteneğimiz var bilmiyoruz. Hangi konulara kabiliyetimiz var farkında değiliz. Sabahın köründe o sıcak yataklarımızdan kalkıp yarı uykulu bir şekilde kümese istiflenmiş tavuklar gibi bindiğimiz otobüslerin götürdüğü sevmediğimiz işlerimizde bize yap denilen şeyleri yapmaya programlanmış, robotlaşmış beyinlerimizle akşamın olmasını bekliyoruz. Bir nevi köle rolünü üstlenmiş durumdayız. Köle bir gün dünyayı kendisinin döndürdüğünü fark ederse her şey değişecek ama şimdilik dilsiz, söz hakkı yok. Modern hayat hepimizin ölüm düşüncesinden uzaklaşmasını sağlıyor. Her şeyi bir kenara bırakıp bir gün öleceğimizi düşünüp içinde olduğumuz hayatın her saatini 3-5 liraya sevmediğimiz işlerde çalışarak patronlara satarak bir yere varamayacağımızı anladığımızda bazı şeyler için geç olmamış olacaktır. -Murathan
2022
Yaşadığımız yerde insanlara somut şeylere sahip olma şansı verilmiyor ama insanların tek derdi o somut şeylere sahip olmak ve sadece bu amaç için yaşamak oluyor bir süre sonra.. Hayatın renkli anları hep ilgilerini çeker oluyor. Her gün daha da güzel görünmek için ihtiyacımız olmadığı halde kıyafetler,ayakkabılar satın alıyoruz, makyaj malzemeleri alıyoruz doğal bir yüzün güzelliğine inanmayıp doğal olmayan şeylerle güzel görünmeye çalışıyoruz.Pahalı telefonlar alıyoruz herkeste x marka var bende de o olsun diye,herkesin gittiği sevdiği beğendiği yerlere gidiyoruz çünkü herkes oraya gidenleri kıskanıyor diye, güzel restaurantlara gidiyoruz (evet hak ediyoruz bunu bazen) ve hemen pahalı telefonlarımıza sarılıp o meşhur aslında olmadığımız kişi gibi kendimizi lanse ettiğimiz sosyal medya hesaplarımızdan herkes görsün diye paylaşıyoruz,bizler gibi boş insanlar sayesinde ünlü denilebilecek konuma gelmiş insanların hayatlarına özenip onlar gibi olmaya çalışıyoruz,onlar gibi giyinmeye,onlar gibi gezmeye çalışıyoruz, onlarda gördüğümüz bir kıyafeti hemen ertesi günü bizde almayı istiyoruz. Hayat bizi hep somut şeyleri almaya zorluyor ama hiç birini aslında bize vermiyor. Biz hep başkalarının hayatını kopya ediyoruz,hayatlarını kıskanıyoruz, hayat buna,ona,şuna güzel deyip elimizi hiç kıpırdatmadan öylece kendimize ait olmayan bir hayatı yaşatıyor.(Ne mutlu kendi dünyasına ait olanlara, kendine özgü,kendi düşünceleri,kendi fikirlerinin olduğu bir dünya da yaşayan insanlara! ) Biz o somut şeylerin peşinden koştukça aslında kendi benliğimizi de kaybediyoruz,unutuyoruz. Hayaller kurmayı bile bilemez hale geliyoruz. Çünkü gariptir ki herkesin hayali bile artık bir diğerininkiyle aynı. Ufkumuz kapandı,bakış açımız daraldı,bir şeyler anlamını yitirdi,hayat manasızlaştı,ölüm