murat isfan

Türkiye'de yayınlandığının henüz üçüncü ayında ABD'de de İngilizce çevirisiyle yayınlanmaya başlayan kitabın konusu ve tüm merak edilenleriyle...(Canlı yayın: instagram: @ nuray.ozgecacar, @ muratisfan, @kitapcilginlariokuyor)
Reklam
Pek yakında A.B.D ve Kanada'da İngilizce çevirisiyle yayında.
- Edgar, söylemezsem olmaz. Hani şu bizim direnişlerimiz vardı ya. Şu; hayata kafa tutmalarımız, ezilenleri koruma sevdalarımız, ezenleri paçavraya çevirme hülyalarımız. İşte onların hepsini bir yarım kedere ve çeyrek tasaya kurban verdik. ÇOK YAKINDA RAFLARDA!!!
Yeni Türk yazarlar keşfetmeyi seviyorum. Murat İsfan Korkmaz’da onlardan biri. Süper Çocuk, Yanık Göz ve Genç Nolan ise arka kapak yazıyla ilgimi çeken bir eser oldu. Kitabın ismi ise düşündüğümün aksine tek bir adamın takma isimleriymiş. Jason’un. 1998 yılında Jason, İllinois’te bir hapishane kendisiyle röportaj için gelen bir kişiyle görüşür. Bu adam kendi bildikleri ile onun ilgisini çekmeyi başarır. Ve böylece Jason anlatmaya başlar. Ve devamında biz bu adamın hayatına -yine onun anlatımıyla tanık oluyoruz. Henüz çocukken yaşadıkları, aile yerine koydukları, intikam uğruna dostlarıyla bulaştığı suç, evliliği, boşanması ve büyük kaybı … Açıkçası her sayfayı şimdi ne olacak diyerek merakla çevirdim. Yer yer bazı geçişler çok hızlı geldi. Hislerine ait daha fazla satır okumak isterdim. Suç işlediğinde hiç bir pişmanlık duymaması ve bu suçtan içerde ‘olmadığını’ bilmek ileri ki sayfalar da neyle karşılaşacağımı düşündürmedi değil. Ve sonraaa şak 🫰🏻her şey yerli yerine oturdu. Arka kapak yazında kısa bir tanıtım var: 1983 yılında dört itfaiye eri gizemli bir şekilde kayboluyor ve 1989 yılında acil servisin kapısının önünde akli melekelerini kaybetmiş şekilde bulunuyorlar. Söylediklerine göre ailelerinin önünde yakılarak öldürülmüşler. Fakat ne tanıklar bunu doğrular ne de yandıklarına dair onlarda herhangi bir iz vardır. Ve asıl bomba şuydu bu itfaiye erleri pekte masum değildi. Peki bizim adama intikamına ulaşabilmek için lazım olan şey nedir? Ulaşabilmek için diyorum çünkü asıl suçlu “içeride.” … … Dostu olan bir yargıç - ki benim kitapta en sevdiğim karakter oldu diyebilirim. Ve tabi ki para. Eh o da yargıçta hayli vardı. Jason öyle bir plan hazırladı ki okurken ağzım açık kaldı. Kitapta benim canımı sıkan tek nokta herkesin bir şekilde birini öldürmeye açık olması
- Artık tek yapabildiğim, gerçeklik duygusundan olabildiğince uzağa kaçabilmekti. Bunun da tek yolu vardı: Rüyalara sığınmak. Günün çoğunluğunu uykuyla geçirmenin ilacı vardı ama rüyalarımın kategorisini belirleyebilmenin bir ilacı yoktu. Boş mideyle yatınca beynim de, asayiş berkemal diye şarteli indirip kendisini uykusuna vururdu. Bu şekil uyku çoğunlukla yüzeysel ve anlamsız rüyalar demekti. Tıka basa dolu midenin " Ben bu haldeyken kimseye huzur yok" nidalarıyla, tüm organlardaki karmaşa haline bir çözüm getiremeyen beynimin bana tepkisi sert kabuslarla olurdu genellikle. Dram tarzı, eskilerimi yaşabildiğim kategoriyi bulmam, sadece bir kaç lokma atıştırmaktan ibaret olduğunu farketmem epey zamanımı aldı diyebilirim. Düşünebiliyor musun Jason? Bir insan en fazla kaç yılını, uyandığında tekrar uykuya geçebilmenin hayalini kurarak yaşayabilir?
Reklam