Mustafa Kemal de, kendinden önceki ve sonraki kuşaklar gibi, Türklüğün geçmiş medeniyetlerde yeri olmadığını ileri sürmekte, Frenk edebiyatı ile birleşen tarih kitaplarını okuyarak ve Türkçesinin bir ilim ve edebiyat dili olmadığına inandırılarak yetişmiştir. Osmanlı Tarihi, Osmanlı hanedanından önceki Türklüğe barbara gözü ile bakar. Türklüğe, ancak Arap-İslam dünyası içinde şahsiyetini kaybettiği kadar değer verir. Osmanlı edebiyatı, Türkçe'nin Arap ve Fars dillerinin kelime ve kaide egemenliği altında yaşayabileceği davasını tutar. Türkler medeniyet bakımından tarihsiz, ilim ve edebiyat bakımından dilsizlerdir.