"Güneşin altında hafiften kavrulmuş otların içine uzanmak, kuru toprağı ve güneşi hissetmek isterdim, bilirsin, şu kuruyup saman hâline gelmiş, bastıkça kırılan, içi bir sürü yaratık ve kuru yosunlarla dolu sapsarı otların. Yüzüstü uzanıp öylece seyretmek. Taşlar ve dallardan yapılmış eğri büğrü bir çit olmalı ve de küçük yapraklar. Müthiş bir görüntü olmaz mı?"
"Âşık olmak isterdim," dedi Colin. "Âşık olmak isterdin. O da aynısını isterdi (ya âşık olmak). Biz, siz, âşık olmak isterdik, isterdiniz, onlar da isterlerdi."
Yaşıtım çocuklardan korkuyorum. Birbirlerini öldürüyorlar. Hep böyle miydi? Amcam hayır diyor. Sırf geçen sene altı arkadaşım vuruldu. On arkadaşım araba kazasında öldü. Onlardan korkuyorum, korktuğum için de beni sevmiyorlar. Amcamın dediğine göre, dedesi çocukların birbirini öldürmediği zamanları hatırlıyormuş. Ama bu çok eskidenmiş... O zamanlar her şey farklıymış. Sorumluluğa inanırlardı, diyor amcam.