Hint Asıllı İngiliz Casus Mustafa Sağir
Mutareke yılarında İstanbul'a geldi.bir eve yerleşip Darülfünun (üniversite) öğrencilerine ingilizce ders vermeye başladı.evinin duvarlarına Mustafa kemal, Enver ve cemal paşaların boy boy resimlerini astı. Milli mücadele propagandacılığı yaptı. Önemli kitlelere ulaşıp. Eylemini gercekleştiremeden yakalanıyor. En sonunda müdüriyette şu ifadeyi verdi: "Lawrence, Osmanlı İmparatorluğu'nu altınlara dayanarak yıkmıştı. İngilizler beni de milli hükümeti silahla ortadan kaldırmakla görevlendirdiler. Maksadım Mustafa kemal paşa'yı öldürmekti..." Yargılanıp asılarak idam edildi.
Niçin Hürriyet, Niçin Vatan?
Mustafa Kemal bu sorulara şöyle cevap verir: "— Ancak hür fikirli insanlardır ki vatanlarına faydalı olabilirler. Onlardır ki vatanlarını kurtarıp muhafaza etmek kudretine malik olurlar..."
Sayfa 89
Reklam
Mustafa Kemal'in daha ilk adımda bu sert gerçeklerle karşılaşması onun için üzücü olduğu kadar da düşündürücü ve uyarıcı da oldu. Bir defa daha karar verdi ki, günün değil, yarının adamı olmak lâzımdır.
Sayfa 87
Kişisel sorunlar büyük başarıların önünde engel değildir. Mustafa Kemal kişisel kurtuluş savaşı ile ülkeyi kurtarma savaşını birlikte götürebilmişti. Bilinen bir deyişle ona "para yok" dediler "bulunur" dedi, "düşman çok" dediler "yenilir" dedi. Ve "Sonunda tüm dedikleri oldu." Gençliğe hitabesinde de dediği üzere "vazifeye atılmak için içinde bulunduğun şartların imkân ve şeraitini düşünmeye ceksin".. Atatürk başlangıçta tek kişiydi. Her şey bir insanla, bir insanın beyninde başladı. Amaçlanan sonucun elde edilmesiyle de başarıya ulaşıldı
203 syf.
·
Puan vermedi
·
3 günde okudu
7’den 70’e, dönem dönem okumalı!
Ulu Önderimiz müfredatta yer almasına karar verdiyse vardır bir bildiği diyerek elime aldığım çok kıymetli bir eser… Seneler önce de okuduğum bir kitap olmasından ötürü fark ettim ki her dönem için okurken alınan haz ve dersler farklı değer kazanabiliyor. Öncelikle bu sebepledir ki herkese belirli aralıklarla okumasını önerdiğim bir kitap olacak kendisi. Kitabımızın konusu Finlandiya’nın gelişim parolasıdır diyebilirim. Bunun yanında Finlandiya’nın kültür seferberliğinin öncüsü olarak bahsedilen Snellman ve fikirleri de kitabın temel unsurudur. Bir ülke için fikri, ekonomik, siyasi bağımsızlığın ne denli önemli olduğu, bunların nasıl kazanılabileceği ve bu hususta vatandaş olarak ne gibi sorumluluklar altına girilmesi gerektiğini konu edinen akıcı bir ilaç prospektüsü demem yerinde olacaktır. Bunlara ek olarak Mustafa Kemal Atatürk’ün devrimlerinin de benzerlik gösterdiği noktalara denk gelmek beni kitaba ayrıca yakın hissettirdi. İyi okumalar…
Beyaz Zambaklar Ülkesinde
Beyaz Zambaklar ÜlkesindeGrigory Petrov · Olympia Yayınları · 202097bin okunma
Reklam
Hayatı "çaresizliklerle" dolu bir adamın öyküsüdür!
7 Yaşındayken babasını kaybetti ve yetim kaldı. 8 Yaşında okuldan alındı ve köyde yaşadı. 10 Yaşında yüzü kanlar içinde kalacak şekilde, yeni okulundaki hocasından dayak yedi. 17 Yaşında hayalindeki okulun istediği bölümü için gerekli not ortalamasını tutturamadı. 24 Yaşında tutuklandı, günlerce sorguya çekildi ve 2 ay tek başına bir hücrede
Atatürk, tarihten gerçek dersler almış olan az bulunur büyüklerden biridir. Bütün gayret ve uğraşısı yalnız kendi ulusu içindir.
Resmi ilişkilerde gayet ağırbaşlı olan Atatürk, gerektiğinde ulusuyla birlikte neşelenir.
Reklam
Dagobert Von Mikusch (Almanya)
Batı uygarlığı, onsekizinci yüzyılda başlayan ve zamanımıza kadar uzanan bir atılımla kendi siyasal ve toplumsal kurallarını bütün dünyaya yaymıştır. Böylece Batı kültürü bir dünya kültü­rü halini aldı. İşte Türkiye'de de daha önceden başlayan bu batılılaşma hareketini Mustafa Kemal enerji ile ele alıp sona erdirmiş, sert ve çok kere amansız
Dagobert Von Mikusch (Almanya)
Tarih bakımından ele alacak olursak Mustafa Kemal'in durumunu Büyük Petro'nunkine benzetebiliriz. Mustafa Kemal yüzde doksanı okuma yazma bilmeyen geri kalmış bir halkı, Ortaçağın hiyerarşik dinsel havasından kurtarıp kısa zamanda Yeni Çağlara dönük ve hayat savaşında mücadele azmi aşılayan daha uygun bir ortam içine itmek istiyor, daha doğrusu kendini buna zorunlu görüyordu. Gelişme alanında yüzlerce yılı birden aşmak gerekiyordu. İleriye doğru yapılan atılımlar, birçok Batı ülkelerinde olduğu gibi, tabii bir evrimin sonucu değil, yukardan gelen bir devrimin eseri idi. Modern uygarlık, ulusal gövdeye aşılanması gereken yeni bir dal'dı; bu aşı tutmalı ve böylece ağaçla kaynayarak onu yavaş yavaş içinden kendine uydurmalıydı. . .
Milletimiz her güçlük ve zorluk karşısında, durmadan ilerlemekte ve yükselmektedi. Büyük Türk Milletinin bu yoldaki hızını, her vasıtayla arttırmaya çalışmak, bizim hepimizin en kutlu vazifemizdi. Mustafa Kemal Atatürk
İngiliz elçisi Sir George Clerk: - Tam bu çağın insanı diyordu O'nun için. Lenin gibi bir adamı da iş başında görmüş olan Sovyet elçilik müsteşarı M. Potemkine ise: - Bir halk üzerinde böylesine büyük bir etki kurabilmiş baş­ka kimse görmedim, diye itirafta bulunuyordu bana. Gerçekten de, dahi bir asker ve politika adamı (ki pek az görülen bir bağdaşmadır bu) olan Mustafa Kemal çağımıza kendi damgasını vurmuştur. Yaşamına gelince? Ülkesi için sürekli bir didinme, bir savaşma olmuştur bu; yurduna hizmet yolunda bükülmez bir istem; yalan dolan tanımaz bir asker açıkyürekliliği.
(Bir Soyun Uyanışı. Paris, 1927)Kitabı okuyor
1.500 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.