Elif Sunulu

Elif Sunulu
edebiyatçı
nasıl esirgenir bilmem ki aynalardan bir çocuğun gülümseyen gözleri yeryüzünden toprak, güllerden bahar çeşmeden su esirgenir mi bilmem gökten bulut, gecedense karanlık dağ başındasın duman, ırmaktan vâdi limanlardan gemi, denizden balık panzehirden zehir, karanlıktan mum yaralıdan şiir, değirmenden su nasıl esirgenir anlamıyorum ille esirgenecekse, cellâdın bakışlarından ölüm esirgenmeli
Reklam
gittin; feryâd-ü figân sızdı yalnızlığıma yitik nağmelerimi bul bile diyemedim sana son baharımda kal bile diyemedim
diyemedim; kalemler bana bakınca erir diyemedim; pusula mâverâyı gösterir bembeyaz kağıtlara çizilen resimlerin kahır damlattığımız isyankâr saçlarında kaybolan, bir ressamın umudunun rengidir
inan ki, fırtınadır senden bana yalnızlık bir damla mutluluğun mihengini kim taşır bir mum aydınlatır mı bir kuşun kanatları istesem götürür mü izlerini öteye
hani mum ışığında gölgeler de gariptir evlerin duvarında gezinir çâresizlik ağıtlar parçalanır içimizde köz gibi bir yudum suya bile karışır da hüznümüz incecik bir perdedir mutluluk, yanar gider bilmez misin ki, umut bir kuştur konar gider çoğalır kuşkuları tuzağa düşenlerin
Reklam