nasıl esirgenir bilmem ki aynalardan
bir çocuğun gülümseyen gözleri
yeryüzünden toprak, güllerden bahar
çeşmeden su esirgenir mi bilmem
gökten bulut, gecedense karanlık
dağ başındasın duman, ırmaktan vâdi
limanlardan gemi, denizden balık
panzehirden zehir, karanlıktan mum
yaralıdan şiir, değirmenden su
nasıl esirgenir anlamıyorum
ille esirgenecekse, cellâdın
bakışlarından ölüm esirgenmeli
inan ki, fırtınadır senden bana yalnızlık
bir damla mutluluğun mihengini kim taşır
bir mum aydınlatır mı
bir kuşun kanatları
istesem götürür mü izlerini öteye
hani mum ışığında gölgeler de gariptir
evlerin duvarında gezinir çâresizlik
ağıtlar parçalanır içimizde köz gibi
bir yudum suya bile karışır da hüznümüz
incecik bir perdedir mutluluk, yanar gider
bilmez misin ki, umut bir kuştur konar gider
çoğalır kuşkuları tuzağa düşenlerin