Mutluluğun fethedilmesi gerekir; uğruna ter akıtılması, çaba harcanması gerekir. Hayat, bitmek bilmez bir çabadır. Her bitki bir yolunu bulup ayağa kalkar, doğrulur. İnsan, eğer hayatından bir ışık yayılıyorsa, başarmıştır.
Evini yabancı olduğu kişiye açabilen, sofrasına insan buyur edebilenler konuksever kimselerdir. İnsanlar tuhaf görüşlere, daha önce hiç duymadıkları kanaatlere, onlara tamamen yabancı görünen geleneklere de konukseverlik gösterebilir. Bu şekilde, bilinmeyenle etkileşim, kendi hakkımızdaki görüşümüzü de bir ölçüde değiştirir. Hep söylendiği gibi, kişi bilmediğinin düşmanıdır ve bilmek, bize dostluğun cennet kokusunu vaat eder.
Ancak birbirimizi sabırla dinleyerek, yıkıcı ve kesin inançlardan uzaklaşabilir, derdimizin ötekini yok etmek değil, onunla birlikte var olmak olduğunu fark ederiz.
"İnsanların sağlıklı bir diyalog için önce önkabullerini askıya almaları gerekli. Diyalog halkası içinde; görüşlerini beğenmediğim, kendi varlığım için tehdit edici saydığım diğer insana karşı düşüncelerimi öfkeyle ifade etmiyorum, dahası ona için için küfretmeyi de bırakıyorum. Onunla kendimi aynı gemide hayal ediyorum. Bir varlık ve yokluk savaşı varsa eğer, birlikte var ya da yok olacağız. Hepimiz birbirimiz için aynayız, kimse ötekinden düşüncelerini değiştirmesini talep etmiyor. Sadece kendimizi en iyi şekilde anlatmanın ve diğerini en iyi şekilde anlamanın derdindeyiz."