Sarya, bir alıntı ekledi.
2 saat önce · Kitabı okuyor · Beğendi

İçmek istiyorum! Düşüncelerimden yorgun düşmek istemiyorum, yaşadıklarımdan mutlu olmak istiyorum.

Eroin Güncesi, Kanat GünerEroin Güncesi, Kanat Güner
Başak drgn, Bana Yalan Söylediler'i inceledi.
2 saat önce · Kitabı okudu · 2 günde · 10/10 puan

Derinden bir offf çekmek istiyorum. Öncelikle yazarımızın okumuş olduğum üçüncü kitabı nedendir bilmiyorum çok beğenmeme rağmen okumaya doymuyorum tadı damağımda mı kaldı kursağımda mı kaldı bilemiyorum. Gülün çok güzel olan aşkı ama şahinin muhteşem aşkı beni benden aldı. Mutlu mutlu yaşamak varken bi anda sürpriz gibi gerçeğin açığa çıkması gül için içler acısı ve çok üzücü bi durum. Bu kitapta dahil olmak üzere okuduğum kitaplardan anladığım bişey varsa oda aşkın çok kötü bişey olduğu. Acaba gül şimdi napıyo tekrar evlenmiş midir diye meraktan çatlıyorum şuan. Dilinin sadeliği ve insanı sıkmayan bi akışı vardı kitabın çok beğendim.

Burcu Yılmaz, Sol Ayağım'ı inceledi.
7 saat önce · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Bize ne kadar doyumsuz olduğumuzu hatırlatacak çok güzel bir kitap.Her zaman bir eksiğimiz olur,hiçbir şeyimiz tam olmaz nedense.Bizde dört dörtlük olsun isteriz.Bilmeyiz elimizdekilerin bizim için yeterli olduğunu,hatta yerine göre fazla olduğunu.Hep yukarılara dikeriz gözümüzü.Ulaşınca oraya mutluyuzdur, daha yüksekleri istemeye başlayıncaya kadar.Ulaşamayınca üzülürüz, hırçınlaşırız .Sonra bir suçlu ararız ,hep haklıyızdır kendimiz çünkü.Bu döngüde çalkalanır dururuz ömrümüzce.
Demek istediğim hiçbir zaman dahası olmasın değil .Sadece bazen hatırlayalım ,bi düşünelim,kim bilir mutlu olmak için sebep çoktur belki...

Önce, evlendiğimizde hayatın daha iyi olacağına inandırırız kendimizi… Evlendikten sonra, bir çocuğumuz doğduktan, hatta ardından bir tane daha olduktan sonra hayatın daha iyi olacağına inanırız… Sonra çocuklar yeterince büyük olmadıkları için kızar, onlar büyüyünce daha mutlu olacağımıza inanırız… Bundan sonra, ergenlik dönemlerinde çocuklarla uğraşmamız gerektiği için öfkeleniriz… Kendimize, çocuklarımız bu dönemden çıkınca daha mutlu olacağımızı, yeni bir araba alınca, güzel bir tatile çıkınca, emekli olunca, yaşantımızın dört dörtlük olacağını söyleriz…Gerçek ise şu andan daha iyi bir zaman olmadığıdır… Eğer simdi değil ise ne zaman?… Hayatınız her zaman mücadelelerle dolu olacaktır. En iyisi bunu kabul edip her ne olursa olsun mutlu olmaya karar vermektir….Mutluluk yoldur,öyleyse sahip olduğunuz her anın kıymetini bilin…Unutmayın, zaman hiç kimse için beklemez …
Mutlu olmak için, içinde bulunduğunuz an’ dan daha iyi bir zaman olduğuna karar vermek için beklemekten vazgeçin … Mutluluk bir varış değil, bir yolculuktur …Pek çokları mutluluğu insandan daha yüksekte ararlar, bazıları da daha alçakta. Oysa mutluluk insanın boyu hizasındadır…Unutmayın Yarın kimseye vaad edilmemiştir.

Murathan Mungan

Sinan Yalnız, bir alıntı ekledi.
8 saat önce · Kitabı okuyor

Bence insan bu kadar kolayca mutlu olmak için yaratılmadı! Mutluluk, büyülü adalarda kapılarını ejderhaların beklediği saraylar gibidir. Onu elde etmek için savaşmak gerekir.

Monte Kristo Kontu, Alexandre DumasMonte Kristo Kontu, Alexandre Dumas
Sinan Yalnız, bir alıntı ekledi.
11 saat önce · Kitabı okuyor

Mutlu olmak için hep acelemiz vardır Mösyö Danglars, çünkü insan uzun zaman acı çekerse, mutluluğa bir türlü inanamaz.

Monte Kristo Kontu, Alexandre DumasMonte Kristo Kontu, Alexandre Dumas

ANLADIM

Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını,kendimi bulduğumda anladım.
Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,
Kendi yolumu çizdiğimde anladım..
Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak,dinleyerek değil..
Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım..
Yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayıpmış,
Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım..
Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,
Neden hiç ağlamadığını anladım..
Ağlayanı güldürebilmek,ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,
Gözyaşımı kahkahaya çevirdiğinde anladım..
Bir insanı herhangi biri kırabilir,ama bir tek en çok sevdiği, acıtabilirmiş,
Çok acıttığında anladım..
Fakat,hak edermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını,
Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terk ettiğinde anladım..
Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet,
Yüreğini elime koyduğunda anladım..
”Sana ihtiyacım var, gel ! ” diyebilmekmiş güçlü olmak,
Sana ”git” dediğimde anladım..
Biri sana ”git” dediğinde, ”kalmak istiyorum” diyebilmekmiş sevmek,
Git dediklerinde gittiğimde anladım..
Sana sevgim şımarık bir çocukmuş,her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,
Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım..
Özür dilemek değil, ”affet beni” diye haykırmak istemekmiş pişman
olmak, Gerçekten pişman olduğumda anladım..
Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş,
Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,
Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..
Ölürcesine isteyen,beklemez,sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi,
Beni af etmeni ölürcesine istediğimde anladım..
Sevgi emekmiş,
Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş…


Can YÜCEL

Sadık Kocak, Yalnızız'ı inceledi.
13 saat önce · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 8/10 puan

Kendimce aldığım bir karar sonrası Türk Klasiklerini belli bir sayfanın üstüne fazla çıkmadan birkaç güne yayarak okumaya karar verdim. Açıkçası benim için zor oldu ben şimdiye 3 roman bitirmiş yoluma bakıyordum ama böylesi bir yandan da iyi oldu. Adamlar uğraşıyor, çabalıyor yazıyor, gelip 1 gün bile geçmeden okuyunca adamlara da hakaret etmiş gibi hissediyorum yani.
Kitabımızda olayların aksine yazarın sürekli dile getirdiği bir Simerenya yahut Simeranya var ki çok ilgimi çekti. Bunun yanında kullanılan dil ve araya sokulan yabancı kelimeler de biraz dikkatimi çekti tabi. Bunun sebebi olarak zaten biraz dilinin ağırlaştığını görüyorum. Arada bazı metinler geçiyordu. Adını hatırlayamaz mıyım ? Düşündüm galiba ‘Psikolojik’ olarak sınıflandırabileceğimiz metinler diyebilirim bunun için. Şu Simeranya lafı özellikle geçtiğinde. Tabi güzeldi, kötü değildi.
Bakıldığı zaman son Dünya Savaşı dönemi sonrasını kapsayan ve toplumda bozulma ve güvensizliğin, aile içi sıkıntıların yansıtıldığı bir eser. Hatta yazar bazı anlatımlarıyla normalde ‘3. Kişi’ olarak anlattığı romanını bazı –ve bana göre gerekli- yerlerde ‘Kahramanın Bakış Açısı’ olarak ele almış ve kendi ağzından devam etmişti.
Son olarak benim bu kitaptan anladığım da Maneviyat. Tabi ‘Din’ başlığı altında değil. Maddi ve Manevi birtakım değerler içerisinde geçen Maneviyat demek lazım gelir.
Maneviyatınız ne kadar güçlü, siz o kadar güçlüsünüz; Maneviyatınız ne kadar zayıf, siz güçlü olmak zorundasınız ! *
(Güçsüzsünüz yazsaydık çok klasik bir lafla bitirmiş olacaktık lakin hepimizin gücü kendi içinde olduğundan, o gücü bulmak da bize düşüyor. )
Her neyse ben Epik Şiir yazmaya başlamadan kaçın da kurtarın kendinizi.  Cümleten keyifli okumalar, iyi günler ve mutlu hafta sonları diliyorum..

Mehmet soylu
Zengin olmak için zamana ihtiyaç ım var zamana sahip olmak için sabret mem gerekir sabrede bilmem için mutlu olmam gerekir mutlu ola bilmem için sana ihtiyacım var

Volkan Ersöz, bir alıntı ekledi.
19 Oca 19:38 · Kitabı okudu · 8/10 puan

İnsanların tarzları 2 temel bölüme ayrılır. Ruhunda sükunete kavuşmak ve mutlu olmak isteyen insanlar inanmalı ve iman etmelidir, hakikatin peşinde ki insanlar ise iç huzurundan vazgeçip yaşamlarını bu sorgulamaya adamak zorundadır.

Nietzsche Ağladığında, Irvin D. Yalom (Sayfa 254)Nietzsche Ağladığında, Irvin D. Yalom (Sayfa 254)