Hani uzun kış ayları vardır; bir karanlıktır dolar insanın içine. Hani tam alışmışızdır o boğunukluğa da, bir sabah, ama birden bire bir sabah, deli dolu bir bahar gününü karşımızda görmek şaşırtır bizi. Hem sevindirir hem tedirgin eder. Bugün, birdenbire böyle oldum.
Seni ne kadar çok seviyorum. Ben hiç kimseyi bu kadar sevmemiştim şimdiye kadar. "Sevgi" denilen şeyi hiç bu kadar büyük, bu kadar güçle duymamıştım içinde. Yeni bir şey bu benim için. Seni niçin bu kadar çok sevdiğimi bilmiyorum. Bildiğim şu ki: Her geçen günle seni daha bir büyütüyorum içimde, daha bir süslüyorum, her yanını çiçeklerle süslüyorum. Sen benim için bir çiçekler denizisin. Her yanını ayrı bir güzel çiçekle donatıyorum. Bir çiçekler ordusu gibi büyüyorsun içimde. Tutulamaz bir şey oluyorsun. Bir din oluyorsun benim için; bir Tanrı. Tanrısız olanlara soruyorum. Ama ne diye soruyorum. Bana ne. Ben Tanrımı buldum; bana ne.
"Dünya'da sizinle İstanbul olmak varmış," diyor sonunda. Birden, içimi yıldızsız kapkara bir gece dolduruyor. Böyle anlık duygularım olur benim: Şiir yazmak isterim.