Kifayət

Kifayət
@mybookreader
öğrenci
Azərbaycan
Bakı
93 okur puanı
Haziran 2015 tarihinde katıldı
En Büyük Hazine İlim Zamanın bir vaktinde Fars diyarında dul bir kadın varmış. Bu kadın, öleceğini hissedince biricik oğlunu yanına çağırarak ona, “İyi dinle evladım! Oldukça fakir olduğumuzdan çok sıkıntı çektik. Sana bir kitap bırakıyorum. Bu kitaptaki talimatları uygularsan çok zengin olacaksın.” demiş. Annesi vefat ettikten sonra çocuk, o kitabı okumaya başlamış. Kitabın baş kısmında, “Hazineye ulaşmak için sayfa atlamadan okuyunuz. Eğer bir sayfa dahi atlarsanız hazineye erişemezsiniz.” yazıyormuş. Kitapta Arapça metinler varmış. Genç, başkaları da bu sırrı öğrenip hazineye sahip olmalarından korktuğu için metni tercüme ettirmek yerine Arapça öğrenmeye başlamış. Sonunda Arapça bir metni mükemmel şekilde okuyacak hale gelmiş. Fakat bir noktadan sonra kitap Çinçe devam ediyormuş. Sonra da başka lisanlar geliyormuş. Genç adam, azimle ve sabırla bu dillerin hepsini öğrenmiş. Bir süre sonra da başkentin en iyi tercümanlarından birisi olmuş. Kitabın ilerleyen sayfalarında hazinenin nasıl idare edileceğine dair talimatlar varmış. Genç adam, bu sefer de iktisat ve ticaret öğrenmiş; ayrıca hazineyi bir kere ele geçirdikten sonra dolandırılmamak için kıymetli şeylerin değerlerini de belirlemeyi öğrenmiş. Çok lisan bilen ve malliyeden iyi anlayan biri olarak şöhreti sultana kadar ulaşmış. Sultan, onu devletinin genel valisi olarak tayin etmiş. Kitabın sonlarına doğru eserde daha teknik bilgiler yer alıyor; büyük taş kapılar açılırken büyük taş kütleler nasıl çıkartılır, yol yapımında yolları düzlemek için dolambaçlı yerler nasıl doldurulur ve buna benzer konular anlatılıyormuş. Bu sırları hiç kimseyle paylaşmayı düşünmeyen ve dolayısıyla hiç kimseden yardım almayan o dul kadının oğlu, böylece bilge ve sayılan bir kişi olmuş. Daha sonra mühendislik ve şehir planlamacılığı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·168 syf.·
Beğendi
·
2016 8. kitabı
Kitabı elinize aldığınız gibi bitecek ve size bir burukluk kalacak.. Bir çocuğun temiz dünyasından gerçek hayatı görmek isteyen herkes okuyabilir. Konusu: Mümin Dede’nin, anne babası tarafından terk edilmiş bir torunu olur.Oğlan, sık sık dedesinin hediye ettiği dürbünle Issık Göl’de beyaz bir gemiyi izler. Bir balık olacak, gemiye gidecek ve güya o gemideki babasına kavuşacaktır. Bir de iyi kalpli dedesinin anlattığı efsanelerde yer alan, Kırgızların türediği Maral Ana’yı, yani geyikleri çok sever. Geri kalanını okurken öyrenirsiniz :)
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202387,4bin okunma
"Herkes kitapa borçludur" -Haydar Aliyev
Allah’ın sevgili kullarından biri bir rüya görür; rüyasında kendisine şöyle denir: “Sabah olunca karşına ilk çıkanı ye ikinci çıkanı sakla üçüncü çıkanın dileğini kabul et dördüncü geleni üzmebeşinciden de kaç!” Sabah oldu; dışarı çıktı. Yola koyulup gitti. Karşısına bir dağ çıktı. Bu koca dağı görünce şaşırdı. Kendi kendine şöyle dedi: Rabbim bana bunu yememi emretti. Sonra şöyle dedi: Rabbim bana gücümün yetmeyeceği bir şeyi emretmez. Onu yemeye karar verdi. Dağa doğru yürüdü. Yaklaştıkça dağ küçüldü. Tam yaklaştığı zaman koca dağ bir lokmaya dönüşmüştü. Onu tutup yedi baldan tatlı buldu. Allah’a hamdetti yürüyüp gitti. Karşısına altından bir leğen çıktı. Şöyle dedi: Rabbim bunu da saklamamı emretti. Bir çukur kazdı onu gömdü. Yürüdü az gittikten sonra dönüp baktı. Leğen toprak yüzüne çıkmıştı. Geri döndü tekrar gömdü. Biraz gitti; baktı kiyine çıkmış bir daha gömdü yine toprak üstüne çıktı. Kendi kendine “Ben emredileni yaptım.” diyerek bırakıp gitti. Karşısına bir kuş çıktı. Peşinden bir şahin onu kovalıyordu. Kuş ona şöyle dedi: “Ey Allah’ın sevgili kulu beni sakla. Bana yardım et.” Onu aldı. Koynuna sakladı. Peşinden şahin geldi; şöyle dedi: “Ey Allah’ın sevgili kulu ben açım. Sabahtan beri de bu kuşun peşindeyim. Onu yakalamak istiyorum. Kısmetime engel olma. Kendi kendine şöyle dedi: “Üçüncünün dileğini yapmam emri verildi yaptım. Dördüncüyü üzmemem emredildi. Şimdi ne yapacağım? Bu işe şaştı. Sonra bıçak aldı; kendi uyluğundan bir parça et kesti şahine attı; o da kapıp kaçtı. Daha sonra kuşu saldı. Bundan sonra yürüyüp gitti. Kokmuş bir leş gördü. Onu da bırakıp kaçtı. Akşam olunca şu duayı yaptı: “Ya Rabbi emrini yerine getirdim. Bu işlerin manası ne ise bana bildir.” Daha sonrarüyasında şöyle anlatıldı: “Birinci görüp yediğin öfkedir. Önce koca bir dağ gibi
"Ölümü yattığın zaman yastığının altında, kalktığın zaman burnunun ucunda bil." -Hz. Ömer (r.a.)