Ama ağlama,bir kral ağlamaz.
Sözcükler sanki göğsümden sinirsiz bir umutsuzlukla çıkıp patlıyordu:
"Yemin ediyorum ki alacağım o otomobili. Gerekirse adam öldüreceğim, çalacağım."
İçimde konuşan küçük kuşum değildi: yüreğim olmalıydı bu.
"Bekleyecek misin?"
"Neyi Bekleyecek miyim?"
"Taşınmamı."
Bu süre içinde nasıl konuşulduğunu unutmayacaksın,değil mi?
"Bir daha hiç unutmayacağım. Yani yalnızca seninle. Ne kadar iyi bir yastık olduğumu görmek ister misin?"
"Nasılsın olduğunu?..."
"Çık dalıma!"
Dediğini yaptım.
"Şimdi sallan ve gözlerini kapa."
Söylediklerini yerine getirdim.
"Rahat misin? Hayatında hiç bu kadar iyi bir atın oldu mu?
"Olmadi"