Adeline'ın Peşinde sosyal medyada ısrarla karşıma çıkan bir kitaptı. Herkes ne kadar karanlık ne kadar hastalıklı bir ilişki anlattığından bahsediyordu. Hatta bazı yorumlar kitabın konusu bakımından yaş sınırını yirmi iki üzerine çekmiş. Karanlık ve çarpık konuları seven biri olduğum için aldım ve okudum.
Beğendim mi bilmiyorum ama beğenmedim de diyemem. Ciddi bir ortada kalmışlık durumu oluşturdu.
Yaş kısıtlamalarına katılmıyorum. Bu kitap ne tür konulara 'Eh tamam,' diyebileceğiniz ile alakalı.
Şu "pembe gözlük" algısına karşıyım. Bu kitap için yapılan eleştiriler arasında sürekli tatlı ilişkilerle karşılaştırılmalar var. Tatlı, romantik çiftlerin olduğu romanlarla sıkıntım yok ama bu kitabı alırken okuyucuya vaat edilen de böyle bir hikaye değil zaten. Yazar açık açık söylüyor; bu kitapta karşılaşabileceğiniz olaylar bunlar, rahatsız oluyorsanız okumayın.
Açık ve net.
Kitabın konusu kendini ele veriyor. Kendini bir nevi adalet savaşçısı / katil olarak gören sorunlu bir adamın Adeline adında bir kadını gördüğü anda takıntı haline getirmesiyle hikaye başlıyor. Bakın aşk değil, TAKINTI.
Adeline'ın kimseyle birlikte olmasına tahammülü yok. Hatta evine getirdiği adam ona dokunmasına izin verirse adamın ellerini keseceğinin mesajını atıyor. Ponçik bir aşk hikayesi değil belli ki. Çünkü gerçekten adamın ellerini kesip kızımızın kapısına bir gül eşliğinde bırakıyor.
Hasta ama romantik? Sanmam. Zade oldukça sorunlu.
Zade, takipçimiz, kesinlikle Adeline'ın kendisinin olması konusunda ısrarcı. Zade aynı zamanda bir hacker. Kendine has bir adalet anlayışı da var. Pedofili, çocuk ve kadın kaçakçılarının işlerine çomak sokuyor ve onları öldürüyor. Bunun için kurduğu bir çeşit örgüt bile var. Gri karakter de diyemem ama tam siyah bir karakter de değil. Yazar bu şekilde belki