Kendim için ne çok şey istiyordum, ne çok şey düşünüyor, ama beni utandıracak , beni üzecek şeylerden başka bir şey yapmıyordum! Oysa mutlu olmam için ne az şeye ihtiyacım varmış!
Üzerinizde otlar bitecek bile olsa, ne önemi var? Gene de yaşamak, mutlu olmaya çalışmak gerekir. Çünkü benim istediğim yalnızca bir şey var, o da mutlu olmak! Benim için hiç fark etmez, ne olursam olayım: Üzerinde otlar bitecek olan, başka hiçbir şey olmayan bir hayvan ya da tek Tanrı'nın bir parçasının yer aldığı bir beden... gene de en iyi biçimde yaşamak istiyorum ben.
O zamanlar hiçbir şeye ihtiyacım yoktu. Kaymaktı, şaraptı, kızlar her şeyi getirirlerdi bana. Ayrıca, yalnız o değildi sevgilim, başkaları da vardı. Ne güzel günlerdi!
Yoksa, hayvanların aptal olduklarını mı sanıyorsun sen? Her ne kadar, adı domuz olsa da, insanlardan akıllıdır onlar. Her şeyi anlarlar. Örnek mi istiyorsun: İnsan yürürken geçtiği yerdeki izleri farketmez, oysa domuz insan izine rastladı mı hemen yolunu değiştirir. Demek aklı var sen kendi kokunu alamazsın, ama o senin kokunu alır. Senin onu öldürmek istediğini hisseder, oysa ormanda özgür dolaşmaktır istediği. Senin, kendine göre yasaların var, onun da kendine göre yasaları...
İnsana hayatta bir kez verilen bu gençlik ateşini sanata mı, bilime mi, kadınlara sevgiye mi, yoksa sıradan bir şeyler yapmaya mı harcayacağı konusunda kararsızdı.