Anımsamalar asla yaşam üslubuna bir aykırılığı içermez. Bir insanın üstünlük amacı kendisinden "Başkaları beni hep aşağılıyor" gibi bir inanca sahip olmasını istiyorsa, belleğinde aşağılamalar gözüyle bakabileceği yaşantıları bir araya toplayacaktır.
İnsanın yaşam üslubu değiştimi, anımsamaları da değişir, eskisinden farklı olaylar anımsanır ya da anımsanan olaylar eskisinden farklı yorumlanır.
"Tesadüfi anılar" diye bir şey yoktur; insan sayısız yaşantıları arasından üstü kapalı şekilde de olsa ileriki gelişimi için önemli olduğunu sezdiklerini alıp anıları konu yapar. Dolayısıyla, anılar bir kişinin "yaşamöyküsü"nü oluşturur; kendi kendisini uyarmak ya da teselli etmek, belirlediği amaca giden yoldan ayrılmamak, geçmişte kalmış deneyimlerden yararlanıp sınanmış bir davranış biçimiyle geleceğin karşısına çıkabilmek için, insanın kendi kendisine anlattığı bir öyküdür bu.