İnsan karakterinin değişmeden kaldığı ileri sürülür bazen; ama böyle bir savı ileri sürenler, kişinin yaşam içindeki konumunu kavramlarını sağlayacak anahtarı asla ele geçiremeyenlerdir.
Daha önce belirttiğimiz gibi, başlangıçta işlenen hata ortaya çıkarılmadıkça, ne ikna edici sözler, ne uygulanacak bir tedavi başarı sağlamayacaktır.
Yaşantılar, başarı ve başarısızlığın kaçınılmaz nedeni değildir. Bizi sıkıntıya sokan, yaşantılarımızdan kaynaklanıp travma olarak niteleyeceğimiz şok değildir, tersine biz kendimiz yaşantılarımızı amaçlarımıza hizmet edecek biçime sokar, yaşantılarımıza verdiğimiz anlamla kendimizi belli bir yazgıya yükümlü kılarız.