Nakasidze

Nakasidze
@nakasidze
Okuduklarımın kronolojisini tutabilmek adına kullanıyorum.
10/10
·280 syf.··
2025 5. kitabı
Sadece muhteşem bir siyasi tarih değil; adeta karakterleri güçlü bir roman okuyorsunuz. Bu yönüyle kitap, çok kısa bir tarihsel aralığı imlemesine rağmen bir yönüyle de Osmanlı-Türk modernleşmesindeki fikirlerin serildiği bir eser.
Kim Hakiki Komünist?Emel Akal · İletişim Yayınları · 20243 okunma
Reklam
Puan vermedi·424 syf.··
Beğendi
·
2023 11. kitabı
Çıkış II, 2023 Türkiye’sinin siyasetini anlamak açısından hala güncel. Fakat benim dikkat çekmek istediğim nokta, kitaptaki Deniz Hakan’ın “Artık Demokrat ve Ahlaksız Adamlarız” başlıklı yazısı. Siyaset teorisi ve ahlak felsefesini harmanlayan zihin açıcı bir inceleme. Mutlaka okunmalı.
ÇıkışYalçın Küçük · Tekin Yayınevi · 201518 okunma
10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2021 9. kitabı
Öncelikle şunları söyleyebiliyoruz: 1) Kurtul hoca felsefeyle ilgilenen her öğrencinin (insanın) yazdıklarını okuması gereken bir yazar/akademisyen. 2) Özellikle Marksizm'i anlamak isteyen, Marksizm'in gerilimli olduğu -hukuk, ahlak ve kültür gibi- alanlardan birisiyle ilgilenen insanlar için kaçırılmaması gereken kitaplara adını yazmış bir insan. 3) Marksizmde Ahlak Tartışmaları kitabına ise, felsefenin başat öğelerinden olan, ahlak ve etik nedir?; ahlak ve etiğin bir politikanın dayanakları olabilir mi?, bilimsel yöntem ile ahlak arasındaki gerilim var mıdır? ve Marx'ın kapitalizm eleştirisinin yönleri nedir? gibi sorular için başvurulması gerekiyor. ( Türkçe'de Marksizm ve Ahlak üzerine çevrilen kitapların hem sayısı az hem de birçoğunun yeni basımı yok ve dolayısıyla böyle bir ortamda Kurtul Hoca'nın bu kitabı içerisinde bol bol atıflarda bulunması, Marx 'ın ahlak anlayışını anlatırken okuyucuyu felsefe tarihinde kısa çaplı bir yolculuğa çıkarmasının değeri çok daha fazla ortaya çıkmış oluyor.) Karşılaştırmalı okuma, ilişkisel bir biçimde düşünceleri ve fikirleri tam anlamıyla oturtmak için en önemli araçlardan biri olsa gerek. Düşüncelerinin, diğer fikirler ile etkileşime geçirmeyen bir insan; boş bir odada kendi sesinin yankısını duyan bir insana benzer. Herhangi bir düşünceyi anlatmak, karşıtıyla, olumsuzuyla ve başkalarının bakışını da içererek anlatmaktır. Kurtul Gülenç, Horkeimer'dan Kant'a ve Aristoteles'e oradan Hegel'e, Platon'a ve daha birçok düşünüre değerek ele alıyor bu kitabı. Farklı pencerelerden bakıyoruz, farklı pencerelerin gözlüğünü deneyimliyoruz; kendi gözlüğümüzü bu yolla buluyoruz. Bu yolla önümüzü görüyoruz...
Marksizmde Ahlak TartışmalarıKurtul Gülenç · Tekin Yayınevi · 20163 okunma
Puan vermedi·298 syf.··
2021 8. kitabı
Walter Benjamin Tarih Üzerine Tezler'de "Tarihsel bilginin öznesi mücadele eden sınıftır, ezilen sınıfın kendisidir." der. Yazılama Yayınlarından çıkan Parti Tarihi kitabı, akademinin yanılsamalı koltuklarından "tarafsızlık" nidaları atanların pek hoşuna gitmeyeceği bir şekilde, tarihsel bilginin öznesinin kendisinin yazmış olduğu bir yapıt. Tarihin, geçmişte kalan ve bitmiş; bugüne hiçbir etkisi olmadığı zannedilen bir kutu değil; tarihin olup bitmiş değil, geçmişten bu yana hareket eden bir oluş olduğunu, insanların oluşturduğu ve bizim de katkı sunmamız gereken bir hareket olduğu iddiasıyla yazılan bir kitap önümüzdeki. Marx-Engels: (Kutsal Aile)"Tarih hiç bir şey yapmaz, 'engin zenginliğe sahip değildir"' o, 'çatışmalara girişmez'! Tersine, bütün bunları yapan, bütün bunlara sahip bulunan ve bütün bu çatışmalara girişen, _ insandır, gerçek ve yaşayan insan; hiç kuşkunuz olmasın, insanı kendi ereklerini gerçekleştirmek için kullanan -sanki kendi başına bir kişiymiş gibi- tarih değildir; tarih kendi öz erekleri ardından koşan insanın etkinliğinden başka bir şey değildir."
Parti Tarihi 1.KitapKolektif · Yazılama Yayınevi · 20216 okunma
10/10
·220 syf.··
Beğendi
·
2021 7. kitabı
Marx’ın eserlerinin nasıl okunması gerektiği, içeriğinin hangi bağlama oturduğu ve Marx’ı okuma kılavuzlarına benzeyen ama ondan çok esaslı bir yön ile ayrılan bir kitap karşımızdaki. Somut bir mücadelenin, Marx’ın hayatı boyunca kesintisiz verdiği devrimci işçi sınıfı mücadelesinin, bağlamında; ona katkı sunması için yazılmış ve üstelik kitabın içeriğinin de bu bağlamda kurgulandığı bir “ruha” sahip olması onu diğer klavuzulardan ayırıyor. En önemli farkının, yukarıda bahsettiğimiz somut sınıf mücadelesinin “ortasına” oturmasının da bir sonucu olarak, Marx’ın siyasal kavgası ile teorik düşünme sürecinin arasındaki çizgiyi göstermesinden kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Marx’ın düşüncesi, tarihseldir. Marx’ın bir insan olarak tarihi ise hep siyasal kavgaların ve polemiklerin tarihidir. Kavga etmek ve polemiğe girmek, bir süreç içerisinde gerçekleşir ve süreç sürecin içindeki aktörleri de değiştirir. İşte kitap, Marx’ın bir aktör olarak bu süreç içerisinde kendi düşüncesini nasıl oluşturduğunu açıklayıcı bir şekilde ele alıyor. Dolayısıyla sadece Marx’ın düşüncesini değil, Marx öncesi ve sonrası sosyalistlerinin(Marksist değil!)/anarşistlerinin düşüncesini anlamak için de önemli bir kitap. Zira Marx işçi sınıfı mücadelesi içersinde zararlı gördüğü her oluşum ve düşünceyle mücadele etti, dolayısıyla Marx’ı anlamak bir bakıma karşıtını da anlamak anlamına gelir. Proudhon’u, Lassallacıları’, reformist SPD’yi de yerli yerine oturtuyoruz böylelikle. Ve o yerli yerine oturmada karşımıza Marx-Engels-Lenin diyalektiği çıkıveriyor, yan yana sıralanıyorlar. Sanılanın ve bilinçlice çarpıtılmaya çalışılanın aksine Marx’ın düşüncesinin doğal uzantısı Leninizm ve bolşevik partidir. Kitabın herhangi bir cümlesinde değil, doğrudan alakalı olmasa da her satırına nüfuz eden düşüncenin bu
Tarihsel Gelişimi İçerisinde Marx’ın DüşüncesiKolektif · Yazılama Yayınevi · 202113 okunma
Reklam