21 yaşındaydı. 15 temmuz gecesi arkadaşları ile otururken, "darbe oldu, vatan elden gidiyor" dediklerinde, arkadaşlarıyla beraber boğaz köprüsüne koştu... Köprünün girişinde bir fotoğraf çekti, üzerine "eve erzak almaya değil devletimize sahip çıkmaya geldik" notu ile sosyal medya'dan paylaştı... Bu onun son fotoğrafı, son paylaşımı oldu. Ailesi bir daha onu göremeyecekti. Köprünün en önünde Türkiye'yi işgal etmek isteyen Amerika'nın uşağı darbecilere karşı yürürken, onu tek kurşunla kalbinden vurdular, şehit düştüğünde elinde Türk bayrağı vardı, elimdeki bayrak Batuhan'ın kanıyla boyandı... Askerden geleli 2 ay olmuştu, askerdeyken annesine bir resim çizer yollar ve tevafuk resimde bir köprüyü çizmiştir. Ve köprüde vatan için şehit düşer, çok sevipte almak istediği motorsikleti o gün almış ve doyasıya binmek nasip olmaz... Babası artık tek isteğim bir an önce ölüpte ona kavuşmak der... Medya batuhan için günlerce yayınlar yapmadı, onun için Taksim'de yürüyüşler ve anma etkinlikleri yapmadılar. Çünkü bu ülke'de vatanı için şehit düşenler değil, askere polise taş atarken ölenler kahraman ilan edilir... Ne yiğitler geçti bu dünyadan.
Nasip diye bir şey varmış. Ve insanın nasibinde varsa eğer onun önüne hiçbir şeyin geçemeyeceğini ama yoksa ne kadar istese de dileklerin gerçekleşmeyeceğini anladım.
Yazgı
“Hayat ,bir yamayı dikerken başka yerden söküyor insanı..”
Gerçek yaşamdan esinlenilerek kurgulanan eserleri okumayı sever misiniz?
Ben cok severim.
#yazgı benim bir solukta okuduğum yüreğimde derin izler bırakan kıymetli bir eserdi.
Yazarımızın su gibi akıcı kalemini çok sevdim.İyi ki kalemiyle tanışmışım.İnsallah yazarımızın daha nice nice eserlerini okumak nasip olur.
Eserin son kapağını kapattığımda,güçlü bir kadının direnci ile başarılı bir genç kızın inadının birleşmesiyle yılların yükünü omuzlarından nasıl attıklarına şahitlik etmiş oldum.
Yaşadıkları büyük zorluklardan sonra verdikleri mücadeleyi cok takdir ettim çok.
Sıkıntılardan sonra gelen huzur ve mutluluk ise paha biçilmezdi…
Reyhan ve kızı Melis in mutluluğu ve sonsuz huzuru yakalamasına cok mutlu oldum…
Reyhan ın annesi Hatice Hanım ı da ayrı sevdim.Güçlü,çalışkan,merhametli,vicdanlı bir kadındı.Kendisine iftara atan kişiyi affedecek kadar da yüce yürekliydi…
Ayşe nin yaptığı ihaneti gençligine verdim ama kitabın sonunda ki o süprize Reyhan kadar bende şok oldum…
Dünya küçük derler de inanmazdım…
Güçlü kadın hikayeleri okumayı seviyorsanız,üç kuşağın hikayesini okuyun derim.
Kalın sağlıcakla