natio

Öz anlamını kavrayıp tadını duyarak bütün ibadetlerini yapan bir Müslüman, giderek kötü huylardan ve alışkanlıklarından sıyrılır. Sonunda erdemli, olgun bir kul olur. Mevlânâlar, Yunuslar, Eşref-i Rûmiler, Erzurumlu İbrahim Hakkılar ve daha nice mânevi sultanlar o yüce mertebelere ve eşsiz, ölümsüz kişiliklere işte bu yoldan ermişler, insanlığın rehberleri ve sevgilileri olmuşlardır.
Reklam
… Fazl ü hakk u himmet-i cünd-i ricâlullah ile, Ehl-i küfrü serteser kahreylemektir fikretim!.. … Nefs ü mâl ile n'ola kilsam cihanda ictihad, Hamdü lillâh, var gazâya sad hezâran rağbetim! Ey Muhammed, mu'cizât-i Ahmed ü Muhtâr ile, Umaram gâlib ola, a'dâ-yi dîne devletim. Kemal Edip Ünsel, Fatih Şiirleri, s.81
Peygamber Efendimiz, "Kişinin kıldığı namazdan sağlayacağı fayda, idrak ve şuuru nisbetindedir." buyurur.
Doğru ve gerçek inanç fertlerden esirgenirse yeri boş kalmaz, ya hurafeler ya da gayr-i milli düşünce sistemleri tarafından doldurulur.
Dini duygunun kuvvetlenmesinden, imanlı kimselerin çoğalmasından endişe etmemelidir. Bu endişe, yüzyıllarca karşımızda eğilmiş olan dış düsmanların, ortaya saçtığı bir kuruntudur. Toplumumuz gerçek dindar kimselerin samimi yurtsever çabalarıyla kurtulacak ve yükselecektir. Tarihteki parlak devirlerimiz, yetiştirdiğimiz ve övündüğümüz büyük kişiler, Alparslanlar, Fatihler, Yunuslar ve daha binlerce İslâm büyüğü bunu doğrulamaktadır.
Reklam