Beynimiz olayları büyütmeyi epey sever. Özellikle olumsuz bir ihtimali gözüne kestirip yakalar. Evirir, çevirir, büyütür. Bir hikâye yazar ve bu korku dolu hikâyeyi bize tekrar tekrar anlatır.
Zihnimiz bir zamanlar gerçek bir yangın çıktığında bizi uyarmış eski bir yangın alarmı gibi çalışır. Geçmişteki deneyimlerimiz nedeniyle hassasiyeti arttıysa bugün her dumana büyük bir yangın gibi tepki verebilir.
Düşüncelerimizi muhakeme edebilmek, bizi düşüncelerimizin esiri olmaktan kurtaran en güçlü beceridir. Önemli olan, düşüncelerimizin olumlu ya da olumsuz olması değil, gerçeklikle ne kadar örtüştüğüdür.