"Benim burada ne isim var?" diye düşündüğünüz oldu mu hiç?
Bir labirentin içindeymişsiniz ve kaybolduğunuzdan eminmişsiniz
de, her bir dönemeci kendiniz yarattığınız için bu tamamıyla sizin suçunuzmuş gibi hissettiğiniz? Üstelik dışarı çıkmanızı
sağlayacak birçok yol olduğunu da biliyorsunuz çünkü labirentten
çıkmayı başarmış, dışarıda gülüşüp oynayan insanların seslerini
duyuyorsunuz. Çalı çitlerin arasindan arada bir görüyorsunuz
onları. Yaprakların arasından gelip geçen şekiller halinde. Öyle mutlu görünüyorlar ki onlara değil, bu işi onlar gibi yapamadığınız
için kendinize kızgınsınız. Oldu mu hiç? Yoksa bu labirentte kalan bir tek ben miyim?
Insanlar sehir gibiydi. Bazi kötü
yönleri var diye bütün sehirden nefret etmezdiniz. Sevmediginiz
yanlar, birkaç tane tehlikeli ara sokağı ve mahallesi olabilirdi ama
bir sehri yaşanır kılan şey iyi yönleriydi.