“Tabiatı gereği boşluk kabul etmeyen insanın maddeye olan düşkünlüğü onu mânadan uzaklaştırmaktadır. Mânadan uzaklaşan insan, içine düştüğü boşluğu dünyevîleşerek kapatmaya çalışırken fıtratına aykırı, özbenliğine yabancı yollara tevessül etmekten kaçınmıyor. Ruhsal açıdan düştüğü boşlukla hayatı anlamsız görmeye başlıyor. Çünkü madde, ruhun açlığını doyuracak bir özelliğe sahip değildir.”
“Dünya dört şeyden ibârettir:mal, söz, uyku ve yemek. Mal; insanı Allahü Teâlâya isyân ettirir. Söz, insanı Allahü Teâlâdan oyalar. Uyku, insana Allahü Teâlâyı unutturur. Yemek ise insanın kalbini katılaştırır.”