Mihaly Csikszentmihalyi’ye göre, statü, güç ve para zamanla çok önemli birer mutluluk sembolü haline gelmişlerdir. Ünlülerin çoğu, psikolojik olarak acınacak halde olsa da, insanlar onların hayatlarına özenmektedir. Yıllar önce yayınlanan bir ankette ise, paranın genel memnuniyeti etkileyen etkenler içinde en az önemlisi olduğu raporlanmıştır. Yapılan diğer birçok araştırma da, paranın mutluluk getirmediğini açıkça ortaya koymaktadır.
Yaşamı daha iyi kılan deneyimler düşünüldüğünde, akla genelde iyi yiyecekler, seks gibi zevk veren şeyler gelir. Reklamlar ve posterler, egzotik yerlere seyahatler yapar, pahalı elektronik cihazlar satın alırsak mutlu olabileceğimiz düşüncesini bize empoze etmeye çalışır. Maddi durumumuz bunlara yetmezse de, bir televizyon başında saatler geçirerek mutlu olmaya çalışırız.
Mihaly Csikszentmihalyi’ye göre, yaşam kalitesini iyileştirmenin iki yolu bulunmaktadır: Dış koşulları hedefimize uygun hale getirmeye çalışma ve dış koşulları nasıl yaşadığımızı değiştirerek, onları hedeflerimize uygun hale getirme.
Dünyada yaşayan insanların çoğunun yaşamdaki hedefleri basittir: Hayatta kalmak, soyunu devam ettirmek için çocuk yapmak ve mümkün olduğu derecede rahat ve itibarlı bir hayat sürmek. Fakat bunları elde edince, sadece bunlar insanlara yeterli gelmemeye başlar. Yeni ihtiyaçlar duyulur ve yeni istekler ortaya çıkar. Bolluk ve güçle beraber beklentiler de artar ve mutluluk hissi gitgide insandan uzaklaşır.