24 Denklemde Matematiğin Hikayesi, neredeyse hepimizin hayatının bir döneminde karşılaştığı denklemleri ele alan ve onları derinlemesine inceleyen bir kitaptır. Denklemlerin kökenlerini, nasıl ortaya çıktıklarını ve zamanla nasıl gelişip değiştiklerini akıcı bir dille anlatır. Bu yönüyle hem öğretici hem de keyifli bir okuma sunar.
Bir öğrenci olarak, karşıma çıkan birçok denklem için “Bunu kim, neden bulmuş olabilir?” diye düşünürdüm. Bu kitap sayesinde, o denklemlerin aslında hayatımızda ne kadar önemli bir yere sahip olduğunu fark ettim. Matematiğe daha ilgi çekici ve anlamlı bir açıdan yaklaşmamı sağladı.
Özellikle matematiğe benim gibi sorgulayarak yaklaşan öğrenciler için oldukça faydalı bir kitap. Bu yüzden kesinlikle okunmasını tavsiye ederim.
Aynı zamanda matematiğin sadece yaşadığımız evrene dair olmadığını vurgulamak isterim. Bana göre fizikle matematik arasındaki temel fark da budur. Fizik yaşadığımız evrenle ilgiliyken ve her fiziksel teori eninde sonunda bir deneyle/tecrübeyle ortaya konması gereken bir olguyken, matematik bütün olası evrenlerle ilgilidir.Hem içinde yaşadığımız hem de yaşamadığımız evrenlerle. Herhangi bir olası evreni anlamak için bize lazım olanın yine aynı dil, aynı Dirac denklemi olduğunu bilmek inanılmaz bir hissiyattır. Bir yaratana inanan inançlı okuyucular için Tanrı gerçekten büyük bir matematikçi olmalı.
İnsan bir problemle eldeki araçlarla başa çıkamıyorsa yeni araçlar icat eder. Bir insanın bir probleme karşı vereceği en doğal tepki budur. Ne var ki matematikçiler sıradan insanlara pek benzememektedir. Çünkü matematikçilerin problemleri, fiziksel yaşama uyarlanan şeylerden birkaç adım öncesine aittir ve onların asıl ilgilendiği, problemin çözülüp çözülmediğinden ziyade nasıl çözüldüğüdür.
Ne var ki Euler'in ömrünün son senesi olan 1783'te Prenses Ekaterina Dashkova Akademi'nin başkanlığını devralmış ve göreve Euler'le birlikte başlamak için ısrar etmiştir. Bir ara yanındaki koltuğun dolduğunu fark ettiğinde şunu kaleme almıştır: "Ben de Bay Euler'e kendisine nereyi uygun görüyorsa oraya oturmasını söyledim. Çünkü o nereye oturursa otursun, orası en önde olacaktır."
Euler sonunda kıymetinin bilindiği bir yer bulmuştu.
200 yıl geçmesine rağmen matematikçiler hâlâ onun kıymetini bilmektedir.
"Çünkü en büyük etkiyi bırakan denklemler,matematikte devrim yapan,dünyaya baktığımız gözlüğü değiştiren ya da yaşantımıza elle tutulur imkanlar ilave edenlerdir."