“Çok nadiren yaptığım bir şeyi yapıp hukukun ne kadar kaypak, ne kadar şartlara bağlı, korumasına en çok ihtiyacı olanlara ne kadar az huzur ve fayda sağlayan bir şey olduğunu düşündüm.”
Hayatın bizzat boş küme aksiyomu olduğunu öne sürebiliriz; sıfırla başlar, sıfırla biter. Her iki durumun da mevcudiyetini biliriz fakat iki deneyimin de bilincinde olmayız.
Fakat içinde bulunduğumuz kendini gerçekleştirme çağında, insanın hayatındaki birinci tercihten başkasıyla yetinmesi iradesizlik olarak görülüyor,ayıplanıyordu. Kaderin sandığın şeye boyun eğmek, onurlu bir hareket olmaktan çıkıp korkaklığa dönüşmüştü bir yerlerde. Mutluluğa ulaşma baskısı bazen zulüm şeklini alıyordu, mutluluk herkesin ulaşabileceği ve ulaşması gereken bir şeymiş de, bu uğurda verilecek en küçük bir taviz dahi bireyin kendi kabahatiymiş gibi…