Eğer bu savaşlar içinde, inanıldığı gibi çok adil ve her şeyi yapabilen bir yaratıcı olsaydı, müspet bir sonuç alınması gerekiyordu; kan dökülmeden hem onlara, hem de sonsuza dek tüm insanlara barış formülünü göstermeli ve de kabul ettirmeliydi. Bunu zorla değil, insanın aklını barışa göre ayarlamak suretiyle yapabilirdi. (Çünkü İslam inancına göre Allah kadiri mutlaktır, her şeyi yapabilir.)Bu noktada, "acaba Allah savaşlarda Müslümanları destekledi de neyi halletti, neden barışın arkasını getirmedi, nedir dünyanın şu andaki hali, niçin seyrediyor?" gibi sorulara yanıt vermek gerçekten zor.Konuyu biraz basitleştirecek olursak; şu anda yeryüzünde İslamiyeti kabul edenler, ya direkt ya da dolaylı olarak emperyalistlerin sömürgesi halinde yaşıyorlar. Peki, İslam inancına göre Allah yüz yirmi dört bin peygamber gönderdi de neyi çözdü? Bugün peygamberlik iddiasının olmadığı ülkelerde ve kıtalarda yaşayan insanlar, örneğin, İskandinavya ülkeleri barışta, teknolojide, medeniyette vb. konularda daha da ilerideler! Halbuki İslamın bulaştığı yerlerin, her bakımdan daha ileride olmaları gerekiyordu, bütün insanların bunu örnek almaları gerekirdi. Ama maalesef durum tam tersinedir. Dolayısıyla, bu işe Tanrı'yı karıştırmak pek mantıklı inandırıcı gelmiyor.Özet olarak; eğer bu işler Muhammed'e bırakılırsa, bazı konularda haklı, bazılarında da haksız olması mümkündür. Ama işin içine Tanrı karıştırılıyorsa, o zaman hiç yanlış yapılmaması gerekir.