Bu kalp artık benim tanıyabileceğim halde mi? Bir zaman herkes için sevgi hissi duymaya yetenekli olan kalbim, bugün nefret duygusundan başkasını göstermiyor. Hoşnutluk yerine oraya iğrenme geçti. Sevmek yerine sevmemek, hüzün yerine kabalık, ağlamak yerine soğukluk, gülmek yerine durgunluk!
Sevmek ve sevilmek istemek yalnız insanların şairane hayallerinin sonucu olmayıp zeka ve his denilen şeyden payı çokça olan hayvanlarda da bu emel, bu arzu bulunduğu görülüyor.
İnsan denilen şey sıradan makineler gibi yalnız maddi vasıtalarla idare olunur bir şey değildir. Bunun bir de manevi yönü vardır. Ama diyeceksin ki "Yüce duygulardan mahrum ve o tür ihtiyaçları hissetmekten uzak yürekler de yok mudur?" O tür yüreklerin sahipleri, hayvanlığı üstün gelenler değil midir?
Kendi mutluluğundan bahse daldıktan sonra hakikaten saadette boğulduğun için dünyayı hep mutluluk içinde görüyorsun. Dünyanın felaket ve musibet çukurlarını hesaba katmıyorsun.