nehir

nehir
@nehoss
2 okur puanı
Nisan 2024 tarihinde katıldı
Ne zaman dağılsa sesim Şakağıma dayardın gözlerini Oysa adınla başlamak istedim bu akşama İstedim ki bir ayrılıkta bitmesin buruk Günlerdir bir tek dize düşüremedim Bu kaçıncı sürgünüm bütün renklerimi götürdün Kanayan bir öyküdür içimizdeki bozgun Hergün yeni bir hüznü takıp koluna Bütün saatleri acıya kuruyor sanki Şarkıların hüzzam makamındayız Kanıyoruz göçebe yollarda yılkı atlar Bir acı kahve hatrını unuttuk Her köşe başında bir maskara Tuzun ve şarabın tadı değişti Nasılsa eskidi yüzün -değişmedi gözlerin- Alevler yakmıyor artık inceltmiyor buzları Üstümüzde sağır ve dilsiz bir gökyüzü Her şey ayrıksı sanki bulutlar paslanacak İşte solan bozkır akşam ve zaman Sessizlik -sensizlik daha ne kadar -Aşksa aşk işte nabzım- Bütün sağnaklarını yağdır haydi yağdır İster bir cehennem aç ister bir mayıs getir Her vurguna hazırım nasılsa her şey pusuda gibi Bu bungun akşama yazdırarak adını Dal gibi serin yine gözlerin
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Unutulmuş Bir Yaz İçin
Anımsa bizim unutulmuş bir yazımız vardı Kıyısından çocukların dokunarak geçtiği Yaz kirli denizlerin körfezine çekildi Biten o yaz mıydı düşün istersen Bir taşra melankolisine kaptır kendini Şimdi anımsanması gereken birşeyler vardır Bir çığlık kadar sessizlik de anımsanır Hoyrat sevinçlerle sularında yüzülen Olağan duygularla yüreği örten Bir aştan geriye suskunluk kalır- Yazdan ne kaldı sana yazdan ne kaldı Birkaç dize ölü ozanların gezindiği Kimsesiz romanlara sığınan yürek ağrısı Denizle aranızda ortak dil gibi Usulca çoğalan yaz kederleri Her zaman paylaşılan duygular vardır Yeri gelince ölümler de paylaşılır Bölüşmek bir ölümü dostluğu ve şiiri Benzemez beyaz evlerden mavi sulara Aynı pencereden iki yabancı gibi bakmaya Yaz bitti mi diye sorma yaz çoktan bitti Yedeğinde karartılmış sevgiler taşıyarak Nasıl özlendiğine tutkunlar gibi şaşarak Korkarak geldiği yollardan geri dönmeye Sıradan geçen bir yazın yanına gitti Bir aşkta sıradan yazlara da yer vardır Sıradan bir aşkın sözlüğü gittikçe daralır Artık ne fısıltı gibi ilk ürpertiler
Gidersen Yıkılır Bu Kent
Gidersen yıkılır bu kent, kuşlar da gider Bir nehir gibi susarım yüzünün deltasında Yanlış adreslerdeydik, kimliksizdik belki Sarışın bir şaşkınlık olurdu bütün ışıklar Biz mi yalnızdık, durmadan yağmur yağardı Üşür müydük nar çiçekleri ürperirken Gidersen kim sular fesleğenleri kuşlar nereye sığınır akşam olunca Sessizliği dinliyorum şimdi ve soluğunu Sustuğun yerde birşeyler kırılıyor Bekleyiş diyorum caddelere, dalıp gidiyorsun Adını yazıyorum bütün otobüs duraklarına Öpüştüğümüz her yer adınla anılıyor Bir de seni ekliyorum susuşlarıma Selamsız saygısız yürüyelim sokakları Belki bizimle ışıklanır bütün varoşlar Geriye mapusaneler kalır, paslı soğuklar Adını bilmediğimiz dostlar kalır yalnız Yüreğimize alırız onları, ısıtırız Gardiyan olmayız kendi ömrümüze her akşam Gidersen kar yağar avuçlarıma, üşürsün Bir ceylan sessizliği olur burada aşklar Fiyakalı ışıklar yanıyor reklam panolarında Durmadan çoğalıyor faili meçhul cinayetler Ve ölü kuşlar satılıyor bütün çiçekçilerde
Eylül Sonu
Günler kısaldı. Kanlıca'nın ihtiyarları Bir bir hatırlamakta geçen sonbaharları. Yalnız bu semti sevmek için ömrümüz kısa... Yazlar yavaşça bitmese, günler kısalmasa... İçtik bu nadir içki'yi yıllarca kanmadık... Bir böyle zevke tek bir ömür yetmiyor, yazık! Ölmek kaderde var, bize ürküntü vermiyor; Lakin vatandan ayrılışın ıstırabı zor. Hiç dönmemek ölüm gecesinden bu sahile, Bitmez bir özleyiştir, ölümden biter bile. Yahya Kemal Beyatlı