• 480 syf.
    ·3 günde·Puan vermedi
    Gölge oyunu || Kitap yorumu

    "Bazen küllerimin bir kütüphaneye savrulmasını hayal ederim. Fakat bu yalnızca kütüphanecilerin ertesi sabah işe erken gelmelerine ve insanlar gelmeden önce etrafı yeniden temizlemelerine neden olurdu."
    .......................................................................
    Ray Bradbury... Bu ismi duyduğunuzda neler hayal ediyorsunuz?
    Mars'a giden uzay gemileri, kitapların yakıldığı distopik bir gelecek... İşte Gölge Oyunu bu ismi duyunca bizim gibi hayallere dalan usta yazarlar tarafından Ray Bradbury anısına yazılan birbirinden ilginç hikayelerden oluşuyor. İçinde kimlerin hikayeleri yok ki? Neil Gaiman, Margaret Atwood, Ramsey Campbell,Joe Hill, Harlan Ellison... Ve daha pek çok değerli isimden çıkma 26 farklı hikaye... Ve hepsi aynı amaçla aynı kitapta buluşmuş,bilim kurguda çağ açan bu adamın anısına hikayeler yazmak onu onurlandırmak için.
    Ve sonucunda da sizi hiç yormayan çok keyifli,düşündürücü bir eser çıkmış ortaya. Üstelik her hikayenin sonunda da o hikayeyi yazan yazarların ona ve eserlerine duyduğu hayranlığı, onunla tanışmasını, kendilerine bu hikaye için ilham verenin ne olduğu gibi konulara değinen kısa bir metinleri var. Hikayelerden sonra ne kadar kısa olsa da o metinler üzerinizde öyle inanılmaz bir etki bırakıyor ki donup kalıyorsunuz.
    .........................................................................
    Bu eser çıktıktan sonra Sam Weller, Ray Bradbury'i hasta yatağında ziyaret edip günbegün bu hikayeleri okumuş. ....................................................
    Bu kadar değerli bir kitap olmasına karşın ben bu kitabı şans eseri görüp aldım. Böyle bir kitap olduğundan bihaber Ray Bradbury'nin bilim kurgu kitaplarını hayranlıkla okuyup duruyordum. O yüzden bu kitabın bana çok şey kattığını düşünüyorum. Ben de ne kadar yetersiz olsa da burdan Ray Bradbury'ye çok teşekkür ediyorum.
    Benim bu kitaptan haberim yoktu ama sizin var Yani duyduk duymadık demeyin Ray Bradbury anısına yepyeni öyküler!!!
  • 368 syf.
    ·7 günde·9/10
    https://www.instagram.com/mimirtells/ (Kitap incelemeleri, önerileri, eleştirileri ve alıntılar için.

    Puanım 4.5/5.

    Kitap okumaya pek zaman ayıramadığım bir zamanda uzun bir kitaba başlama gibi bir hata yaptım fakat yine de 4-5 gün gibi bir sürede bitirdim kitabı. Neil Gaiman çok sevdiğim ve birçok kitabını okuduğum bir yazar. Kitaba daha başlamadan çok güzel olacağını tahmin ediyordum, okuduğum yorumlar da oldukça olumluydu.

    Kitapta ana karakterimiz Richard Mayhew adında sıradan birisi. (Evet oldukça sıradan bizden birisi.) Richard'ın hayatı sokakta yaralı bulduğu bir kıza yardım etmesiyle değişmeye başlıyor. Yavaş yavaş yok olduğunu fark eden Richard normal bir insan gibi kafayı yediğini düşünüyor. Fakat kendini bir şekilde Aşağıdünya veya Aşağı Londra denilen yerde buluyor. Yardım ettiği gizemli kız ise Door adında önemli birisi (neden, nasıl önemli onu siz okuyun) ve iki kişi tarafından avlanıyor. Richard istemese de kendini bu kargaşanın içinde buluyor. Bu bilinmeyenlerle dolu dünyada tek bildiği şey artık hayatının eskisi gibi olmadığı ve kurtulması gerektiği. Macera ve yolculuk temasının da işlendiği okuması güzel bir kitap.

    Kitap genel olarak fantastik diye kategorilense de ben birçok bilimkurgu elementleri de buldum. Paralel evren, zaman yolculuğu, başka dünyalar, kapılar (kitapta en çok kullanılan kelime olabilir.) gibi birçok önemli şey var. Ne fantastik, ne bilimkurgu ne de mitolojik elementler gözünüze sokulmuş. Richard ile bu yabancı dünyaya adımımızı atıyoruz ve onun sayesinde biz de yeni şeylerler tanışıyoruz. Kitabın belki de en sevdiğim yanı buydu. Richard'ın karakteri de muhteşem olmuş. Fantastik ve çok ilginç şeylerin olduğu bu dünyaya girince "tamam kardeşim ben zaten hayatım boyunca hazırdım buna hadi gidelim X canavarını öldürelim" gibi klişe fantastik kahraman tavırları yok. Richard'ın odaklandığı şey hayatta kalmak ve bu dünyada neler oluyor onu öğrenmek. Yavaş yavaş Richard'ın karakteri değişiyor ve onun sayesinde bu dünya ile ilgili birçok şey öğreniyoruz. Richard dışında birçok eğlenceli ve ilginç karakterler var. Betimlemeler harika, Gaiman'ın hayal gücü ve bilgisi muazzam ve espriler yerli yerinde ve yeterli. Gaiman okumaya başlayacaksanız kesinlikle tavsiye ediyorum. Amerikan Tanrıları her ne kadar benim favorim olsa da okuması biraz zor bir kitap. Bu kitap ile Gaiman'ın tarzına hakim olduktan sonra diğer tüm kitaplarını okumak isteyeceksiniz.
  • Birlikte duvardaki boşluğun içinden geçip, karanlığa girdiler. Arkalarında hiçbir şey bırakmadılar, bir kapı bile.
    Neil Gaiman
    Sayfa 361 - İthaki
  • 528 syf.
    ·6 günde·Puan vermedi
    "Moorcock'ı okuduktan sonra tüm hayatım değişti."
    -Neil Gaiman-

    Cümlesini gördüm işte ! diye kitaba daldım.

    Yazarın kendi anlatımından da bu çalışmanın bu dalda yapılan çalışmalara öncülük ettiğini okuyup büyük beklentilere girdim. Sonra kitap çizgi roman mı diye şüphelendim ama süpriz bozulmasın diye ama sayfaları karıştırıp bakmadım.

    Nihayet bağımsız hikayeler şeklinde yazılıp sonra bütün haline getirilip kitap içinde toplanmış kurguya ulaştım.

    İlginç bir kahraman Elric. Bir kere Albino, Zayıf bedenli, ayakta durmak için bile öldürdüğü ruhları içen sonra da enerjisinin bir kısmını Elric ile paylaşan kılıcına muhtaç. Kılıcın adı Fırtınayaratan. Kaos ' a karşı koymak için Kaos yaratıklarınca dövülmüş. Döğüş sahnelerinde kendisine özgü çığlığı ile dehşet salıyor.

    Elric de bir kaos yaratığı aslında. Kendi halkı kaos ve dehşetten hoşlanıyor. Elric' in ruhunun bir parçası onlara ait yaşam tarzını, kısaca öldürmeyi zevk ve neşe ile karşılıyor. Bir yanı da bundan nefret ediyor.

    Okuduğunuz hikayelerde Elric' den ister istemez hoşlanıyorsunuz.
  • "Lawson sizi gülmekten kırıp geçirecek, hatta bazen gülmemeniz gereken durumlar olacak, çünkü cehenneme gideceksiniz bu kahkahalar yüzünden. O yüzden siz bu kitabı okumayın, en mantıklısı bu herhalde."NeilGaiman
    Kitabin adi "Hic olmamış gibi yapalim." Neil Gaiman yorumlamasi ucun cox maraqli geldi,oxuyaram bir gun.
  • 208 syf.
    ·2 günde·Puan vermedi
    | Fahrenheit 451 ~ Ray Bradbury |
    °
    Sunuş kısmında Neil Gaiman 'Fahrenheit 451 spekülatif bir kurgudur. Bir "Bu böyle sürerse..." öyküsüdür.' diyor.
    Yazar; "Bu böyle sürerse... artık kimse kitap okumayacak," diye düşünmüş ve böylece kitabı yazmaya başlamış.
    Hikayemiz işini seven daha doğrusu sorgulamayan Guy Montag'ın serüveni. O itfaiyeci. Ama bizim şuan bildiğimizden farklı bir görevi var. Yangını söndürmek yerine başlatıyorlar. Neden mi? Çünkü teknoloji çağında çok büyük bir yasak ve tehdit kabul edilen kitapları yok etmeleri isteniyor. Yüzlerce evi ve kitabı ihbar aldıkları an düşünmeden yakılıyor. Düşünsenize; kitap okumak bir suç ve eğer okursanız cezalandırılıyorsunuz. Kimse de bu durumu sorgulamıyor. Uzun yıllardır bu düzen böyle gidiyor. Montag ise işini yaparken komşusu Clarisse McClellan sayesinde ilk defa sorguluyor bu durumu. Yıllardır kitapları yakarken bir kere bile düşünmeyen, karısıyla televizyon kaplı odalarda yaşayan bir adamdan kitapların değerini sorgulayan birine dönüşüyor.
    Belki de onu en çok etkileyen bir ihbar sonucu evindeki kitapları yakmaya gittikleri kadının da kendini kitaplarla beraber yakması oluyor. Kitaplarda insanları bu kadar bağlayan, uğruna ölümü göze alacak kadar değerli ne var?
    Okuduğum her bir satırda acaba böyle bir dünyada olsaydım ne hissederdim diye düşündüm. Televizyon'un aile kabul edildiği, tek şeyin empoze edildiği, araştırma yapmanın akıllara bile gelmediği bir dünya...
    Her şey mekanik, her şey yıkım, her şey belirli bir kontrolün altında.
    Kitapta önemli bir rol oynayan Tazı beni korkuttu kitap boyunca. Böyle büyük bir metal güç insanın tüylerini ürpertiyor.
    Kitabın arkasındaki bir söz bana aşırı iddialı gelmişti ama kitabın kapağını kapattıktan sonra kesinlikle hak ettiğini anlıyoruz. "Fahrenheit 451, yeryüzünde tek bir kitap kalacak olsa, o kitap olmaya aday."
    Bu müthiş etkileyici kitabın sonunda yazarın önsözü ise muhteşemdi. Belki kitabın başında verilseydi bu kadar sevmezdim. Kitabı dolu dolu yaşayıp özümsedikten sonra kitabın yazılış aşamasını, karakterleri ve beni en etkileyen kısım olan adının veriliş şekli çok etkileyiciydi.